el-Câmiʿu's-sahîh olarak da bilinen Tirmizî'nin Kütüb-i Sitte'ye dahil eseri. "Hasen" terimine teknik bir mâna kazandırarak hadis sıhhati taksimine üçlü tasnifi yerleştiren, fıkhî görüşleri ve cerh-ta'dîl bilgilerini geniş şekilde aktaran klasik kaynak.
İncelemek istediğin tahkikli baskıyı seç. Üç baskı arasında hadis numaralandırması farkları bulunur: Risâle baskısı en kapsamlı sayım, Beşşâr ve Şâkir tahkikleri klasik 3.956 sayımını izler.
Muhtemelen 209 (824) yılında bugün Özbekistan sınırları içinde bulunan Tirmiz'de (veya Tirmiz'e bağlı Buğ köyünde) doğdu. Merv'den gelip Tirmiz'e yerleşen bir aileye mensuptur. Benî Kays Aylân kabilelerinden Benî Süleym'e nisbetle Sülemî nisbesiyle de anılır.
İlmî Tahsili. 235 (849) yılı civarında hadis tahsiline başladı. Önce Tirmiz'de, daha sonra Horasan, Irak ve Hicaz başta olmak üzere diğer bölgelerdeki âlimlerden hadis öğrendi. Kütüb-i Sitte imamlarının her birinin hocası olan İbnü'l-Müsennâ, Bündâr (Muhammed b. Beşşâr), Ziyâd b. Yahyâ el-Hassânî, Abbas el-Anberî, Eşec el-Kindî, Fellâs, Ya'kūb b. İbrâhim ed-Devrakī ve Nasr b. Ali el-Cehdamî'den faydalandı.
Diğer hocaları arasında İshak b. Râhûye, Kuteybe b. Saîd, Hennâd b. Serî, Ali b. Hucr, Ahmed b. Menî', İmam Buhârî, İmam Müslim ve Ebû Dâvûd gibi muhaddisler vardır. Bağdat'a gitmediği, dolayısıyla Ahmed b. Hanbel'den istifade etmediği anlaşılmaktadır.
Buhârî ile İlişkisi. Tirmizî uzun süre Buhârî'nin talebesi oldu, ondan pek çok hadis rivayet etti ve fıkhü'l-hadîsi öğrendi. Hadislerdeki illetler, râviler ve isnadlar konusunda Irak ve Horasan bölgelerinde Buhârî'den daha üstün bir âlim bulunmadığını bizzat söylemiştir. Buhârî'nin et-Târîḫu'l-kebîr'i Tirmizî'nin ilel konusunda en çok faydalandığı kitaplardan biridir.
Buhârî de Tirmizî'nin ilmini ve zekâsını takdir etmiş, ona "Aslında benim senden faydalandıklarım senin benden faydalandıklarından daha çoktur" demiştir. Tirmizî el-Câmiʿu's-sahîh'inde Buhârî'den hiç hadis almamış, İmam Müslim ve Ebû Dâvûd'dan ise yalnız birer hadis rivayet etmiştir; bu durum üçünün de genellikle aynı hocalardan hadis nakletmesiyle açıklanmaktadır.
İlel Konusundaki Otoritesi. Tirmizî, ilel konusunda Buhârî'den sonra en çok Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî ile Ebû Zür'a er-Râzî'nin görüşlerinden yararlandı. Hadislerin sıhhatini zedeleyici, tesbit edilmesi son derece zor gizli kusurları (illet) mükemmel şekilde bilen çok az sayıdaki hadis âlimlerinden biri oldu.
İcmâ ile Sika. Tirmizî'nin sika bir muhaddis olduğu hususunda âlimler icmâ etmiştir; en önde gelen âlimler için kullanılan "imam" lakabıyla anılması hadis ilmindeki üstün yerini gösterir. el-Câmiʿu's-sahîh'i tamamladıktan sonra onu Horasan, Irak ve Hicaz bölgelerindeki âlimlere gösterdi, onların takdir ve tasviplerini aldı.
Talebeleri. Pek çok talebesi arasında Ebü'l-Abbas el-Mahbûbî, Ebû Saîd Heysem el-Şâşî (eş-Şemâilü'n-nebeviyye'nin râvisi), Ebû Zer Muhammed et-Tirmizî, Ebû Hâmid Ahmed et-Tâcir, Ebü'l-Hasan el-Fezârî el-Câmiʿu's-sahîh'i rivayet etmekle ünlüdür.
Şahsiyeti. Çok duygulu, kendisine söz getirebilecek her davranıştan uzak duran, dünya malına değer vermeyen bir kimseydi. Hayatının sonlarına doğru gözlerini kaybedinceye kadar ağladığı ve doğuştan âmâ olmadığı bilinmektedir.
Vefatı. 13 Receb 279 (9 Ekim 892) tarihinde Tirmiz'e bağlı Buğ köyünde vefat etti.
1. el-Câmiʿu's-sahîh (Sünen-i Tirmizî) — Kütüb-i Sitte'ye dahil olan ana eseri. Aşağıda detaylı incelenmektedir.
2. eş-Şemâʾilü'n-nebeviyye — Hz. Peygamber'in şemâilini (görünüşü, ahlâkı, davranışları) konu alan sahasında ilk çalışma. Bu konuda yazılanların en mükemmeli kabul edilir. Hadislerin büyük çoğunluğu sahih, önemli bir kısmı hasen, pek azı zayıf rivayetlerden meydana gelmiştir. Üzerine birçok şerh, hâşiye, ihtisar çalışması yapılmış, çeşitli dillere tercüme edilmiştir.
3. el-ʿİlelü'l-kebîr — Tirmizî'nin el-Câmiʿu's-sahîh'ten önce kaleme aldığı ilel kitabı. el-ʿİlelü'l-müfred ve ʿİlelü't-Tirmiẕî el-kebîr adlarıyla da anılır. Âlimler "Tirmizî bunu el-ʿİlel'de rivayet etmiştir" derken bu kitabı kasteder. Ebû Tâlib el-Kādî tarafından fıkıh bablarına göre tertip edilen şekli yayımlanmıştır.
4. el-ʿİlelü's-sağīr — el-Câmiʿu's-sahîh'in sonunda 51. kitap olarak yer alan bölüm. Müellif burada el-Câmi'de takip ettiği usulü, kaynaklarını, râvileri ve terimleri açıkladığı için eserin mukaddimesi mahiyetindedir. İbn Receb el-Hanbelî bunu Şerhu ʿİleli't-Tirmiẕî adıyla şerhetmiş; Mübârekfûrî Şifâʾü'l-ġilel adıyla yazdığı şerhi Tuhfetü'l-ahveẕî'nin X. cildinin sonunda yayımlamıştır.
5. Tesmiyetü ashâbi'n-nebî — Sahâbe adlarının ilk harfine göre alfabetik düzenlenen eser; aşere-i mübeşşere ile başlar. 730 sahâbînin adı zikredilmektedir. Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki nüshaları esas alınarak Ali Yardım ve Âmir Ahmed Haydar tarafından yayımlanmıştır.
6. Kitâbü't-Târîḫ, 7. Kitâbü'l-Esmâʾ ve'l-künâ, 8. ez-Zühd — Kaynaklarda kayıtlı diğer eserleri; bir kısmının günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmemektedir.
Tirmizî'nin hadis ilmine en önemli katkılarından biri "hasen" terimine kazandırdığı özel anlamdır. Bu terim, II. (VIII.) yüzyılda sözlük anlamında kullanılırken, kelimeyi ilk defa Tirmizî terim şeklinde kullanmaya başlamıştır.
Önceleri hadisler sıhhat açısından sahih ve zayıf olmak üzere ikiye ayrılırken, Tirmizî'nin haseni ilk defa terim halinde kullanmak suretiyle hadisle ilgili üçlü taksimi başlattığı belirtilir.
Bazı âlimler, hasen kelimesine isnad ve metinle ilgili bir terim şeklinde Tirmizî'den önce de rastlandığını, ancak Tirmizî'nin hasenin tarifini yaparak el-Câmiʿu's-sahîh'inde bu tür hadislere çokça yer verdiğini ifade eder.
Tirmizî, eserine almak istediği bir konuya dair sahih hadis bulamadığı durumlarda bazı zayıf hadisleri almakta sakınca görmemiş, fakat bunların senedlerini tenkit ederek râvilerinin ne ölçüde güvenilir olduğunu belirtmiştir.
Hadisleri seçerken bir fakihin o hadisi delil olarak kabul etmesine özellikle dikkat etmiş, iki hadis dışında eserindeki bütün rivayetlerin kendisiyle amel edilen hadis niteliği taşıdığını söylemiştir.
Bazı âlimler onun hem ilel hem de cerh ve ta'dîl sahasındaki otoritesi sebebiyle eserinin Ṣaḥîḥayn'dan sonra üçüncü sırada yer alması gerektiğini söylemiştir.
Tirmizî, eserindeki her hadisin ardından fıkhî hüküm ve sahâbe-tâbiîn-müctehid imamların görüşlerini aktardığı için el-Câmiʿu's-sahîh aynı zamanda fıkhî bir kaynaktır. Eserdeki fıkhî tercihleri Tirmizî'nin derin bilgisini, kuvvetli hâfızasını ve üstün zekâsını ortaya koymaktadır.
Hadis Sayısı (baskıya göre değişir):
• Ahmed M. Şâkir / Abdülbâkī / İbrâhim Avd neşri (Mustafa el-Bâbî el-Halebî, 1395/1975) — 3.956 hadis
• Beşşâr Avvâd Ma'rûf neşri (el-Câmiʿu'l-kebîr, Dârü'l-Garbi'l-İslâmî, Beyrut 1996) — 3.956 hadis (matbu nüshanın eksik bıraktığı rivayetler de eklenmiş)
• er-Risâletü'l-Âlemiyye baskısı — 4.300 hadis (en kapsamlı sayım)
Sondaki "el-ʿİlelü's-sağīr" bölümü 51. kitap olarak yer alır ve eserin mukaddimesi/usul bahsi mahiyetindedir.
1. el-ʿArfü'ş-şezî — Hindistanlı Muhammed Enverşah el-Keşmîrî.
2. Tuhfetü'l-aḥveẕî — Mübârekfûrî'nin (ö. 1353/1935) en geniş şerhlerinden biri. Eserin sonunda Mübârekfûrî'nin el-ʿİlelü's-sağīr şerhi (Şifâʾü'l-ġilel) de bulunmaktadır.
3. ʿAriḍatü'l-aḥveẕî bi-şerḥi Süneni't-Tirmiẕî — Ebû Bekir İbnü'l-Arabî el-Mâlikî.
4. Şerḥu ʿİleli't-Tirmiẕî — İbn Receb el-Hanbelî. Tirmizî'nin el-ʿİlelü's-sağīr'inin geniş şerhi; ilel-hadis ilminin temel referanslarından.
5. Diğer şerhler: İmam Müslim'in Mişkâtü'l-mesâbîh'i, Süyûtî'nin Kūtu'l-müğteẕî'si, İbn Sayyidinnâs'ın en-Nefḥu'ş-şeẕî'si, Zeynüddin el-Irâkī'nin en-Nüktü'l-leṭīfe'si zikredilebilir.
Türkçe Tercüme. Eser Osman Zeki Mollamehmedoğlu, İsmail Mutlu ve diğerleri tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.