Ana SayfaHadisSahih-i Müslim
صحيح مسلم

Sahih-i Müslim

İmam Müslim b. Haccâc el-Kuşeyrî en-Nîsâbûrî · 206–261 h. (821–875 m.)

Sahih-i Buhârî ile birlikte Kur'ân-ı Kerîm'den sonra en güvenilir iki kaynak (Ṣaḥîḥayn) kabul edilen el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ, Müslim'in 300.000 rivayet arasından seçerek on beş yılda tasnif ettiği eseridir.

Adım 1

Baskıyı Seç

Veriler baskıya göre farklılık gösterir (cilt sayısı, sayfa düzeni, hadis numaralandırması vb.). İncelemek istediğin baskıyı seç.

Aktif
دار التأصيل

Dâru't-Te'sîl Baskısı

8 cilt (7 Metin + 1 Fihrist)
3.510 sayfa · 3.145 hadis
Modern tahkikli neşir
Bu Baskıyı İncele
Aktif
ت. محمد فؤاد عبد الباقي

M. Fuâd Abdülbâkī Tahkiki

4 cilt · 2.200 sayfa · 3.033 hadis
Dâr İhyâi'l-Kütüb (1374-1375 h. / 1955-1956 m.)
Standart akademik numaralandırma
Bu Baskıyı İncele
Aktif
ط. التركية

Türkiyye (İstanbul) Baskısı

8 cilt · 1.561 sayfa · 3.033 hadis
Çağrı Yayınları — İstanbul (ofset)
Türkiye'de en yaygın baskı
Bu Baskıyı İncele
Yazar

İmam Müslim

مسلم
Ebü'l-Hüseyn Müslim b. el-Haccâc b. Müslim el-Kuşeyrî en-Nîsâbûrî (ö. 261/875). el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ adlı eseriyle tanınan, Buhârî ile birlikte hadis ilminin iki büyük zirvesinden biri kabul edilen muhaddis.
1/3 Hayatı ve İlmî Yolculukları Müellif: M. Yaşar Kandemir

206'da (821-22) Nîşâbur'da dünyaya geldi; 201, 202 ve 204 yıllarında doğduğu da zikredilmiştir. Bir Arap kabilesi olan Benî Kuşeyr'in mevâlisinden olup doğduğu yere nisbetle Nîsâbûrî diye de anılır. Bir eğitimci olan babasından ve çevredeki diğer âlimlerden faydalandığı anlaşılan Müslim on iki yaşında hadis öğrenmeye başladı. Önce Nîşâbur'da el-Muvaṭṭaʾın râvilerinden Yahyâ b. Yahyâ el-Minkarî ile İshak b. Râhûye gibi muhaddislerden istifade etti.

İki yıl sonra haccetmek üzere Hicaz'a gitti. Medine'de İsmâil b. Ebû Üveys, Mekke'de Ka'nebî, Saîd b. Mansûr ve diğer bazı âlimlerden faydalandı. 230 (845) yılından önce hadis tahsili için seyahate çıktı. Arkadaşı ve talebesi Ahmed b. Seleme ile Basra'ya giderek Ali b. Nasr el-Cehdamî'den, oradan Belh'e geçerek Kuteybe b. Saîd'den rivayette bulundu. Ardından Bağdat'a gidip Ahmed b. Hanbel ve Ahmed b. Menî' gibi âlimlerden faydalandı. Daha sonra da defalarca Bağdat'a gitti. Kûfe'de Ahmed b. Yûnus'tan hadis öğrendi.

Birkaç defa gittiği Rey'de el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'ini baştan sona kendisine okuyarak tenkitlerini aldığı Ebû Zür'a er-Râzî ve İbn Vâre ile hadis müzâkere edip onlardan rivayette bulundu. 250'den (864) önce Mısır'a geçti ve Harmele b. Yahyâ'dan hadis rivayet etti. Diğer hocaları arasında İbn Nümeyr, Ebû Bekir İbn Ebû Şeybe, Ebû Sevr, Ebû Hayseme Züheyr b. Harb, Abd b. Humeyd, İbnü'l-Müsennâ, Bündâr lakabıyla tanınan Muhammed b. Beşşâr ve Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî de vardır.

On beş yılda kaleme aldığı el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'te sadece 220 hocasından rivayette bulunmuştur. Müslim'in önde gelen talebeleri arasında Ebû Îsâ et-Tirmizî, İbn Huzeyme, Ebû Avâne el-İsferâyînî, İbn Sâid el-Hâşimî, Degūlî, İbn Ebû Hâtim ve İbn Mahled el-Attâr gibi muhaddisler bulunmaktadır.

Müslim b. Haccâc 25 Receb 261'de (5 Mayıs 875) Nîşâbur'da vefat etti ve şehrin dışındaki Nasrâbâd Kabristanı'na defnedildi. Kabrinin ziyaretgâh olduğu belirtilmektedir.

2/3 İlmî Şahsiyeti ve Akîdesi Müellif: M. Yaşar Kandemir

Hocası Bündâr o devirde dört büyük hadis hâfızı bulunduğunu söylemiş, bunların Rey'de Ebû Zür'a er-Râzî, Nîşâbur'da Müslim, Semerkant'ta Abdullah b. Abdurrahman ed-Dârimî ve Buhara'da Buhârî olduğunu belirtmiştir. Müslim, râviler hakkındaki tenkit ve değerlendirmelerine güvenilen cerh ve ta'dîl âlimlerinden biridir. Onun sika bir hadis hâfızı olduğunu söyleyen İbn Ebû Hâtim, babasının Müslim hakkında "sadûk" dediğini belirtmiştir.

Şahsiyeti ve Ahlâkı. Elbise veya kumaş ticareti yaptığı için "bezzâz" diye anılan ve dükkânında talebelerine hadis rivayet eden Müslim servet sahibiydi. Yardım etmeyi sevdiğinden "Nîşâbur'un cömerdi" diye anılır; onu yakından tanıyanlar hayatında kimseyi çekiştirmediğini ve incitmediğini söylerlerdi. Hocalarına karşı son derece saygılı idi.

Buhârî ile İlişkisi ve Zühlî Hadisesi. Buhârî Nîşâbur'a gelince Müslim onun derin bilgisine hayran kalmış ve kendisinden hiç ayrılmamıştır. Kur'an'ın mahlûk olduğunu kabul etmeyen Buhârî'ye karşı bazı devlet adamları ve âlimler cephe alınca Müslim onu savunmuştur. Hocası Muhammed b. Yahyâ ez-Zühlî, bir derste "Kim bu görüşte ise meclisimizde bulunmasın" diyerek Buhârî'ye cephe aldığını gören Müslim oradan ayrılmış, Zühlî'den yazdığı bütün hadisleri onun evine göndermiş ve bir daha kendisiyle görüşmemiştir. Hem Zühlî'den hem Buhârî'den çok faydalanan Müslim, hocaları arasındaki anlaşmazlıkta Buhârî'nin tarafını tutmakla beraber el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'inde her iki hocasından da rivayette bulunmamıştır.

Müslim'in Zühlî ile anlaşmazlığa düşmesinin ilim çevrelerinde pek uygun karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Hadis hâfızı Ebû Kureyş, Ebû Zür'a'ya Müslim'i kastederek, "Bu zat 4000 sahih hadisi bir araya getirdi" dediğinde Ebû Zür'a, "Geri kalan sahihleri niye toplamamış?" diyerek tepki göstermiş, Müslim'i hocası Zühlî'ye ters düştüğü için eleştirmiştir.

Akîdesi ve Mezhebi. Müslim'in diğer ehl-i hadîs gibi Selef akîdesini benimsediği; İmam Mâlik, Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel'in görüşlerine meyli bulunmakla beraber fıkıh mezheplerinden hiçbirine mensup olmadığı bilinmektedir. Onun daha çok Şâfiî olarak tanınması, muhtemelen el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'in bab başlıklarını tertip ederken Nevevî'nin kendi mezhebinin bazı görüşlerini yansıtmış olması sebebiyledir.

3/3 Eserleri Müellif: M. Yaşar Kandemir

1. el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ. Ṣaḥîḥ-i Müslim diye de bilinen eser, sahih hadislerden tekrarlarıyla birlikte 12.000 (farklı sayımlara göre 7275 veya 7582), tekrarsız 4000 (veya 3033) hadisi ihtiva etmektedir. Ṣaḥîḥ-i Buḫârî ile birlikte Kur'ân-ı Kerîm'den sonra en güvenilir iki kaynak kabul edilmiş ve bu iki kaynak Ṣaḥîḥayn diye anılmıştır.

2. Kitâbü't-Temyîz. Muhaddislerin hadis tenkidindeki metotlarını ele alan eserin bir kısmı kaybolmuş, geri kalan kısmını Muhammed Mustafa el-A'zamî geniş bir mukaddimeyle birlikte yayımlamıştır (Riyad 1395/1976).

3. eṭ-Ṭabaḳāt. Sahâbe ve tâbiîn râvilerinden 2246 kişinin Medineliler, Mekkeliler, Kûfeliler, Basralılar, Şamlılar ve Mısırlılar sıralamasına göre dizildiği eser Ebû Ubeyde Meşhûr b. Hasan b. Selmân tarafından neşredilmiştir (Riyad 1411/1991).

4. Kitâbü'l-Künâ ve'l-esmâʾ. Rivayet zincirinde isimleriyle tanınan râvilerin bazı senedlerde künyeleriyle anılması veya künyeleriyle bilindiği halde isimleriyle zikredilmesi yüzünden ortaya çıkan karışıklığı gidermek amacıyla yazılmıştır.

5. el-Münferidât ve'l-vuḥdân. Kendilerinden sadece bir râvinin rivayette bulunduğu bazı sahâbe veya tâbiîn râvileriyle ilgili küçük çaplı eserdir.

6. Ricâlü ʿUrve b. ez-Zübeyr. Eserin Hatîb el-Bağdâdî'nin hattıyla olan nüshasını Sekîne eş-Şihâbî tıpkıbasım olarak yayımlamıştır.

7. el-Müsnedü'l-kebîr ʿale'r-ricâl. Günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmeyen eseri Ebû Avâne el-İsferâyînî'nin ihtisar ettiği belirtilmektedir.

8. İntiḫâbü Müslim ʿalâ Ebî Aḥmed el-Ferrâʾ. Müslim'in, hocası Ahmed el-Ferrâ'nın rivayetlerinden seçip derlediği çalışmadır.

Müslim'in günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmeyen diğer eserleri arasında el-Aḳrân, el-Câmiʿu'l-kebîr ʿale'l-ebvâb, Efrâdü'ş-Şâmiyyîne, Evhâmü'l-muḥaddis̱în, el-İḫve ve'l-eḫavât, el-ʿİlel, Kitâbü'l-Maʿmer, Meşâyiḫu Mâlik, Meşâyiḫu's̱-S̱evrî, Meşâyiḫu Şuʿbe, el-Muḫadramûn, Ruvâtü'l-iʿtibâr, Suʾâlâtühû Aḥmed b. Ḥanbel, et-Târîḫ ve Tafżîlü's-sünen bulunmaktadır.

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi  ·  Müellif: M. Yaşar Kandemir
Eser

el-Câmiʿu'ṣ-Ṣaḥîḥ

الجامع الصحيح
Asıl adı el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ olmakla beraber daha çok Ṣaḥîḥ-i Müslim diye bilinmektedir. Bizzat müellif eserinden el-Müsned ve el-Müsnedü'ṣ-ṣaḥîḥ diye söz etmekte ve bununla kitabının Hz. Peygamber'e ulaşan sahih rivayetlerden meydana geldiğini kastetmektedir.
Adı ve Telifi

Müslim'in hocalarından semâ yoluyla rivayet ettiği 300.000 hadisten seçerek hazırladığını söylediği eserini 235 (849) yılında henüz yirmi dokuz yaşında iken tasnife başladığı, on beş yıl süren titiz bir çalışma sonunda 250 (864) yılında tamamladığı anlaşılmaktadır.

Daha sonra bu çalışmasını Ebû Zür'a er-Râzî'nin incelemesine sunmuş, onun kusur bulduğu rivayetleri kitabından çıkarmıştır. Sadece sahih hadisleri toplama konusunda hocası Buhârî'nin metodundan faydalandığında şüphe yoktur.

Ayrıca muhaddisler iki asır boyunca hadis yazsalar bile yine el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'e başvurmak zorunda olduklarını söyleyerek eserinin değerini ifade etmektedir.

Hadis Sayısı

el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'te 54 kitâb, 1329 bab bulunmaktadır. Kitâb adlarını bizzat müellif tesbit etmekle beraber bab adlarını (tercemeler) o yazmamıştır. Bugün elimizde bulunan matbu Ṣaḥîḥ-i Müslim'lerin bab başlıkları Nevevî tarafından konmuş ve böylece konular birbirinden kesin hatlarla ayrılmıştır.

Müslim'in ilmî seyahatlerinde yol arkadaşı olan ve Ṣaḥîḥ'i tasnifi sırasında on iki (veya on beş) yıl onunla birlikte bulunan muhaddis Ahmed b. Seleme'nin belirttiğine göre eserdeki hadis sayısı tekrarlarıyla birlikte 12.000 (bazılarına göre 8000), tekrarsız olarak 4000'dir.

Fakat Muhammed Fuâd Abdülbâkī'nin beş cilt halindeki neşrinde eserin tekrarsız olarak 3033 hadisi, dolayısıyla bu kadar konuyu ihtiva ettiği tesbit edilmiştir. Wensinck'in Miftâḥu künûzi's-sünne'deki sayımına göre ise eserdeki hadislerin tamamı 7581'dir. Bu rakam İbnü's-Salâh'ın belirttiği, mükerrerleriyle birlikte 7275 rakamına oldukça yakındır.

Mevkuf ve maktû rivayetlere yer vermediği halde Ṣaḥîḥ-i Müslim'de Ṣaḥîḥ-i Buḫârî'ye göre daha çok mükerrer hadisin bulunması rivayetlerin bütün isnadlarını bir arada vermesi sebebiyledir.

Şartları

Müslim, sahih rivayetlerin hepsini derlemeyi düşünmemekle beraber eserine alacağı hadislerin sahih olmasını prensip edinmiş, bunun için de bir hadisin sahih şartlarını taşımasında Saîd b. Mansûr, Yahyâ b. Maîn, Osman b. Ebû Şeybe ve Ahmed b. Hanbel gibi devrinin ünlü muhaddislerinin ittifak etmesini yeterli görmüştür.

İbnü's-Salâh'ın dediği gibi Müslim'in en belirgin şartı, senedin başından sonuna kadar hepsi güvenilir olan kimselerin birbirinden muttasıl isnadlarla — şâz ve illetli olmayarak — rivayet etmeleridir. Diğer taraftan Müslim, eserinde yer almayan rivayetleri zayıf kabul etmediğini özellikle belirtmiştir.

Buhârî'den farkı. Ona göre bir hadisin sahih olabilmesi için senedde yer alan her bir hoca ile talebenin birbiriyle görüştüklerini bilmek gerekli değildir. İkisinin de aynı asırda yaşaması — güvenilir olmaları ve birbirlerinden an'ane yoluyla rivayet etmeleri şartıyla — yeterlidir. Buhârî'nin en önemli özelliği olan hoca ile talebesinin buluşup görüşmesi şartını, "sonradan ortaya çıkmış bir söz" diye reddeder.

Hadisin semâ yoluyla alındığını bilmenin sadece müdellislerin rivayetlerinde gerekli olduğunu söyler. Fakat Ali b. Medînî ve Buhârî gibi bazı hadis otoriteleri bu konuda farklı görüş belirtmişlerdir. Bu sebeple de Müslim'in şartlarına göre sahih olan bazı hadisler Buhârî'ye göre sahih olmamaktadır.

Rivayeti

el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'i Müslim'den birçok muhaddis dinlemiş olmakla beraber bunlar arasında İbn Süfyân diye tanınan Ebû İshak İbrâhim b. Muhammed b. Süfyân en-Nîsâbûrî (ö. 308/920) ile Kalânisî diye bilinen Ebû Muhammed Ahmed b. Ali'nin rivayetleri onu daha sonraki çağlara iletebilmiştir.

İbn Süfyân kolu — 257 Ramazanında (Ağustos 871) Nîşâbur'da el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'i — pek az bir kısmı müstesna — Müslim'den dinlemiştir. Ondan da Cülûdî diye tanınan Ebû Ahmed Muhammed b. Îsâ (ö. 368/979) ile Kisâî diye bilinen Ebû Bekir Muhammed b. İbrâhim (ö. 385/995) rivayet etmişlerdir. Fakat Kisâî ile görüşen Hâkim en-Nîsâbûrî onun rivayetini pek güvenilir bulmadığını söylemiştir.

Kalânisî kolu — Müslim'in diğer talebesi Kalânisî'nin rivayeti ise hemen hemen sadece Mağrib'de yayılmıştır. Ondan Eşkar diye tanınan Ebû Bekir Ahmed b. Muhammed b. Yahyâ, Eşkar'dan da İbn Mâhân Abdülvehhâb b. Îsâ (ö. 387/997) rivayet etmişlerdir.

Rivayet Özellikleri

Bir hadisin güvenilir rivayetlerinin tamamını muhtelif senedlerle bir araya toplamak el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'in en başta gelen özelliğidir. Bu, hüküm çıkarmada büyük kolaylık sağlaması bakımından önemlidir.

Üçlü tasnif. Her konuda önce son derece güvenilir hadis hâfızlarının rivayetlerini vermek, sonra derece itibariyle bu grubu takip eden muhaddislerin, en sonra da tenkide uğramış bazı râvilerin rivayetlerini sıralamak Müslim'in takip ettiği diğer bir metottur. Üçüncü sırada yer vermesi, onların rivayetlerini sahih kabul ettiği için değil sahih hadisleri bir ölçüde desteklemek ve o konudaki bütün rivayetleri — mütâbi' ve şâhid olarak — bir arada sergilemek içindir.

Konu bütünlüğü. Konuları sıralarken Müslim'in gözettiği önemli hususlardan biri — Buhârî'nin yaptığı gibi muhtelif bahislerde tekrara düşmemek için — hadisi en fazla ilgili olduğu yerde çeşitli tarikleriyle birlikte zikretmektir. Bununla beraber pek nâdir de olsa hadisi aynı isnadla veya bir diğer senedle başka konuda tekrarladığı da görülür.

Rivayet sigaları. Müslim bizzat hocasından duyduğu rivayetleri "haddesenâ", hocaya okunanları da "ahberenâ" ifadeleriyle rivayet etmeye önem verir. Hocasının söylemediği bir ismi — seneddeki râvinin müphem kalmasına yol açsa bile — ilâve etmez. Bunun yerine râvinin kimliğini tayin edecek kelimeyi "ya'nî..." diyerek ekler.

Aynı titizliği hadis metinlerinde de gösteren Müslim, iki muhaddisin rivayeti arasındaki fark bir harften ibaret bile olsa ona işaret eder. Bu durum onun "mâna ile rivayet"e iltifat etmediğini göstermektedir.

Ta'likler. Ṣaḥîḥ-i Buḫârî'deki 1341 ta'likin aksine Ṣaḥîḥ-i Müslim'de sadece on yedi (veya on dört, yahut on iki) hadis, senedin baş tarafından bir, iki veya daha fazla râvinin düşmesiyle muallak olarak rivayet edilmiştir. Bunların çoğu muttasıl bir rivayeti desteklemek maksadıyla kullanılmıştır. Zaten biri dışında geri kalanları Ṣaḥîḥ-i Müslim'de noksansız birer senedle de nakledilmiştir.

İslâm Dünyasındaki Yeri

Ṣaḥîḥ-i Müslim kaleme alındığı devirden itibaren Ṣaḥîḥ-i Buḫârî ile birlikte Kur'ân-ı Kerîm'den sonra en güvenilir iki kaynak olarak kabul edilegelmiştir.

Müslim'i Tercih Edenler. Onu başta Ebû Ali en-Nîsâbûrî (ö. 349/960) olmak üzere Mağribli bazı âlimler, (1) bir hadisin bütün rivayetlerini bir araya toplayan güzel tertibi, (2) hadisin belli bir kısmını değil tamamını üstelik mânen değil mutlaka lafzan rivayet etmesi, (3) mukaddimesi dışında Hz. Peygamber'in hadislerinden başka sözleri (mevkuf ve maktû) ihtiva etmemesi sebebiyle Buhârî'nin eserine tercih etmişlerdir.

Buhârî'yi Tercih Edenler. Ancak âlimlerin büyük çoğunluğu, ashap ve tâbiîn sözlerine yer verse bile Ṣaḥîḥ-i Buḫârî'yi bütünü itibariyle, özellikle de hadislerden kolaylıkla fıkhî sonuç elde etmeye imkân vermesi bakımından daha üstün tutmuşlardır.

Müslim'in eserini kendi memleketinde, kaynaklarının yanında ve şeyhlerinin hayatta bulunduğu bir zamanda tasnif etmesi, bazıları tarafından onun Ṣaḥîḥ-i Buḫârî'ye tercih edilmesine sebep teşkil eden en önemli özelliği olmuştur. Bu tercihte eserin ihtiva ettiği hadisleri daha sahih bulma gibi bir kanaat söz konusu değildir.

Baskıları

Ṣaḥîḥ-i Müslim Kalküta'da (1265), Bulak'ta (1290), Delhi ve Leknev'de (1319), Kahire'de (1327) ve İstanbul'da (1329-1332) yayımlanmıştır.

Bunların içinde, eserin muhtelif nüshaları gözden geçirilerek Mehmed Zihni Efendi tarafından tashih edilip harekelenmek suretiyle İstanbul'da Matbaa-i Âmire'de sekiz cilt halinde yapılan baskısı en değerli olanıdır.

Abdülbâkī Neşri. Daha sonra Muhammed Fuâd Abdülbâkī, el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ'in hadislerini Wensinck'in Concordance'taki usulüne göre numaralamış, V. cildi sadece fihriste ayırmıştır. Fihrist; elli dört kitâbın ihtiva ettiği bablara, mükerrer olmayan 3033 hadisin geçtiği kitâblara, bunların ashaptan râvilerine, 137 mükerrer hadisin bulunduğu yerlere, her bir sahâbînin rivayet ettiği hadislere, kavlî hadislerin alfabetik sıralanışına ve garîb kelimelerin alfabetik dizilişine göre hazırlanmıştır. Eser Kahire'de yayımlanmıştır (1955-1956).

Modern Tahkikli Baskı — Dâru't-Te'sîl. 8 cilt halinde neşredilmiş bir tahkikli baskıdır: ilk yedi cilt eserin metnini, son cilt ise umumi fihristi ihtiva eder. Metin ciltlerinin toplam hacmi 3.510 sayfa olup esere yer verilen rivayet sayısı 3.145'tir. Cilt bazlı dağılım ve yoğunluk analizi için baskının inceleme sayfasına bakılmalıdır.

Şerhleri (en önemlileri)

1. el-Muʿlim bi-fevâʾidi Müslim — Sicilyalı muhaddis ve fakih Mâzerî (ö. 536/1141). Ṣaḥîḥ-i Müslim'in ilk şerhi olarak bilinir. Hadisler baştan sona kadar şerhedilmeyip gerekli görülen yerlerde açıklamalar yapılmıştır.

2. İkmâlü'l-Muʿlim bi-fevâʾidi MüslimKādî İyâz. Mâzerî'nin eserinde gördüğü birtakım noksanları tamamlamak maksadıyla yazılmış bir zeyildir.

3. İkmâlü İkmâli'l-Muʿlim — Tunuslu Übbî (ö. 828/1425). Mâzerî, Kādî İyâz, Kurtubî ve Nevevî'nin şerhlerinden faydalanan eserin nakil yaparken rumuzlar (Mâzerî için "mim", Kādî İyâz için "ayn", Kurtubî için "tâ", Nevevî için "dâl") kullanması belirgin özelliğidir.

4. Mükmilü İkmâli'l-İkmâl — Muhammed b. Yûsuf es-Senûsî (ö. 895/1490). Übbî'nin şerhini ihtisar ederek bir miktar ilâvede bulunmuştur.

5. el-Minhâc fî şerḥi Ṣaḥîḥi Müslim b. el-Ḥaccâcİmam Nevevî (ö. 676/1277). Ṣaḥîḥ-i Müslim şerhlerinin en önemlilerinden biri. Müellif bu şerhi ne pek kısa ne de gereğinden fazla uzun tutmamaya özellikle dikkat ettiğini söylemektedir. Uzun mukaddimesinde İbnü's-Salâh'ın görüşlerine dayanarak iki Sahîh arasındaki üstünlük münakaşası ve hadis ıstılahları üzerine bilgi verilir. Mâzerî'nin el-Muʿlim'i ile Kādî İyâz'ın İkmâl'inden çokça faydalandığı anlaşılmaktadır.

6. Fażlü'l-münʿim fî şerḥi Ṣaḥîḥi Müslim — Muhammed b. Atâullah el-Herevî (ö. 829/1426).

7. ed-Dîbâc ʿalâ Ṣaḥîḥi MüslimSüyûtî. Küçük hacimli eserde Müslim'in şartları, künyeli râvilerin isimleri ve nâdir kullanılan bazı isim, lakap ve kelimelerin okunuşu ele alınmıştır.

8. ʿİnâyetü'l-meliki'l-münʿim li-şerḥi Ṣaḥîḥi MüslimṢaḥîḥ-i Buḫârî'ye otuz ciltlik bir şerh yazmış olan Yûsufefendizâde Abdullah Hilmi (ö. 1167/1754). Yazmaları İstanbul kütüphanelerinde bulunmaktadır.

9. Fetḥu'l-mülhim fî şerḥi Ṣaḥîḥi Müslim — Hindistanlı Şebbîr Ahmed el-Osmânî. Beş ciltte tamamlanması düşünülen eser, müellifinin vefatı üzerine yarım kalmıştır. Zâhid Kevserî, bütün mezheplerin görüşlerine yer vermesi, isimlerin okunuşu, garîb kelimelerin açıklanması ve özellikle mukaddimeyi mükemmel şerhetmesi sebebiyle eseri "bugüne kadar yazılmış Ṣaḥîḥ-i Müslim şerhlerinin hepsinden daha üstün ve doyurucu" bulduğunu söylemektedir.

Sıbt İbnü'l-Cevzî, İbnü'l-Mülakkın, Zekeriyyâ el-Ensârî ve Ali el-Kārî gibi muhaddislerin yaptığı daha başka şerhler de vardır.

Muhtasarları

1. İbn Tûmert'in (ö. 524/1130) muhtasarı İrlanda'da bulunmaktadır (Chester Beatty).

2. Telḫîṣu Ṣaḥîḥi Müslim — Ebü'l-Abbas Ahmed b. Ömer el-Kurtubî (ö. 656/1258). Müellif daha sonra eserini el-Müfhim limâ eşkele min telḫîṣi Kitâbi Müslim adıyla şerhederek hadislerde geçen garîb kelimeleri açıklamış, gerekli gördüğü yerlerde kelimeleri harekelemiştir. Nevevî'nin ve Fetḥu'l-bârî'yi yazarken İbn Hacer'in büyük ölçüde faydalandığı eser önemlidir.

3. el-Câmiʿu'l-muʿlim bi-meḳāṣıdi Câmiʿi MüslimAbdülazîm el-Münzirî (ö. 656/1258). Sıddîk Hasan Han tarafından yapılan es-Sirâcü'l-vehhâc adlı Arapça şerhiyle birlikte basılmıştır (Bhopal 1302). Müstakil olarak da Beyrut'ta (1389) ve Muhammed Nâsırüddin el-Elbânî'nin tahkikiyle Beyrut-Dımaşk'ta yayımlanmıştır.

Diğer Çalışmalar

Müstahrec — Müsnedü Ebî ʿAvâne. Ebû Avâne el-İsferâyînî'nin (ö. 316/928) Ṣaḥîḥ-i Müslim üzerine yaptığı meşhur müstahrec çalışması iki cilt halinde Haydarâbâd'da basılmıştır (1362-1363).

Râvileri. Ricâlü Ṣaḥîḥi Müslimİbn Mencûye'nin (ö. 428/1036) yalnızca Müslim'in râvilerini ele aldığı, haklarında kısa bilgiler vererek rivayetlerinin Ṣaḥîḥ-i Müslim'de hangi babda geçtiğini gösterdiği alfabetik eseridir (nşr. Abdullah el-Leysî, Beyrut 1407/1987).

Tenkitlere Cevap. Ṣıyânetü Ṣaḥîḥi Müslim mine'l-iḫlâli ve'l-ġalaṭİbnü's-Salâh'ın on bölümden ibaret olan eseri Ṣaḥîḥ-i Müslim hakkında genel bilgiler vermekte, ona yöneltilen bazı tenkitleri cevaplandırmakta ve mukaddime ile bazı hadislerdeki garîb kelimeleri açıklamaktadır.

Mevkuf ve Maktû Rivayetler. el-Vuḳūf ʿalâ mâ fî Ṣaḥîḥi Müslim mine'l-mevḳūfİbn Hacer el-Askalânî, Ṣaḥîḥ-i Müslim'de merfû hadisler arasında geçen 192 rivayeti mevkuf kabul ederek bu kitabında toplamıştır. Ayrıca Reşîd el-Attâr'ın Ġurerü'l-fevâʾidi'l-mecmûʿa'sı maktû rivayetlere dairdir.

Dârekutnî Tenkitleri. Rebî' b. Hâdî Umeyr el-Medhalî, Dârekutnî'nin Kitâbü't-Tetebbuʿ'unda Ṣaḥîḥ-i Müslim'deki doksan beş hadise yönelttiği tenkitleri ve Kādî İyâz, Nevevî ile İbn Hacer'in bu tenkitlere verdikleri cevapları Beyne'l-imâmeyn Müslim ve'd-Dâreḳuṭnî adlı yüksek lisans tezinde incelemiştir (Riyad 1420/2000).

Rubâ'iyyât ve Tüsâ'iyyât. Müslim'in dört râvili hadisleri Emînüddin el-Vânî, dokuz râvili (en yüksek) rivayetlerini ise Ebû Abdullah Muhammed b. Abdülvâhid el-Makdisî müstakil cüzlerde toplamıştır.

Türkçe Tam Tercümeleri. el-Câmiʿu'ṣ-ṣaḥîḥ Türkçe'ye iki defa tercüme edilmiştir:

Mehmet SofuoğluSahîh-i Müslim ve Tercemesi, kısa dipnotlar ilâvesiyle (8 cilt, İstanbul 1386-1390/1967-1970).

Ahmet DavudoğluSahih-i Müslim Tercemesi ve Şerhi, eseri tercüme ve şerhetmiştir (11 cilt, İstanbul 1973-1980). XII. cilt olarak müstakil fihrist neşredilmiştir (1986).

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi  ·  Müellif: M. Yaşar Kandemir