el-Müctebâ diye de bilinen, sünenler arasında en az zayıf hadis ihtiva edeni. Râvi tenkidindeki titizliği sebebiyle Nesâî'nin hadis kabul şartlarının Buhârî ve Müslim'inkilerden bile daha ağır olduğu ifade edilen klasik sünen kaynağı.
İncelemek istediğin baskıyı seç. Şu an yalnız bir baskı mevcut; ileride başka tahkikler eklenebilir.
215 (830) yılında Horasan bölgesindeki Nesâ'da doğdu. 214 veya 225 (840) yıllarına dair rivayetler doğru değildir. Küçük yaşta Kur'an'ı ezberlediği anlaşılan Nesâî on beş yaşından itibaren hadis tahsiline başladı.
En Önemli Hocası. 230 (844-45) yılında, kendisinden en çok faydalandığı hocası Kuteybe b. Saîd'den hadis okumak üzere Belh yakınlarındaki Bağlân köyüne gitti ve onun yanında on dört ay kaldı.
Diğer Hocaları. İbn Râhûye, Ebü'l-Hasan İbn Ebû Şeybe, Ahmed b. Hanbel, Ahmed b. Menî', Ali b. Hucr, Hişâm b. Ammâr, Duhaym, İbrâhim b. Saîd el-Cevherî, Fellâs, Muhammed b. Beşşâr (Bündâr), İbnü'l-Müsennâ, Ya'kūb b. İbrâhim ed-Devrakī, Ebû Zür'a ve Ebû Hâtim er-Râzî, Bezzâr, Ebû İshak el-Cûzcânî, Ebû Ya'lâ el-Mevsılî. Toplam 450 kadar âlimden hadis ve kıraat tahsil etmiştir.
İlmî Yolculukları. Horasan, Hicaz, Mısır, Irak, el-Cezîre ve Suriye'deki ilim merkezlerine seyahat etti ve Mısır'a yerleşti. Buhârî ve Müslim'in hocalarından da istifade etti; akranı olan Ebû Dâvûd es-Sicistânî ve Abdullah b. Ahmed b. Hanbel'den dahi hadis rivayet etti.
Talebeleri. Oğlu Abdülkerîm, Kāsım b. Sâbit, Ebû Bişr ed-Dûlâbî, Tahâvî, Ebû Avâne el-İsferâyînî, Ukaylî, tefsir âlimi Nehhâs, Ebû Ali en-Nîsâbûrî, Ebû Saîd İbn Yûnus, İbn Hibbân, Hamza el-Kinânî, Taberânî, İbnü's-Sünnî (eseri "sâhibü'n-Nesâî" diye anılır), İbn Adî.
Hadis Tenkidindeki Otoritesi. Zehebî Nesâî'yi hadis tenkidi alanında Buhârî ve Ebû Zür'a er-Râzî seviyesinde kabul eder ve râvi değerlendirme konusunda Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce'den daha önde geldiği, hâfızasının Müslim'inkinden daha güçlü olduğu kanaatindedir. Tâceddin es-Sübkî hocası Zehebî'nin bu görüşünü babası Takıyyüddin es-Sübkî'ye naklettiğinde, onun da Zehebî'ye hak verdiğini belirtir.
Şartlarının Sıkılığı. Hadis hâfızı Sa'd b. Ali ez-Zencânî'ye bir râvi hakkında görüşü sorulduğunda onun sika olduğunu söylemiş, ancak Nesâî'nin o râviyi zayıf kabul ettiği bildirilince "Nesâî'nin râviler hakkındaki şartları Buhârî ve Müslim'in şartlarından daha ağırdır" demiştir.
Hâriç b. Miskîn Hadisesi. Mısırlı muhaddis ve kādılkudât Hâris b. Miskîn ile aralarında bir anlaşmazlık çıkınca Nesâî onun derslerini huzurunda takip edememiş ve hocanın göremeyeceği yerlerde oturarak dinlemeye devam etmişti. Bu rivayetleri "haddesenâ" ve "ahberenâ" ile değil, "Kāle'l-Hâris b. Miskîn kırâeten aleyhi ve ene esmau" ifadesiyle nakletmiş — hadis terimlerini titizlikle kullandığını gösteren ünlü bir örnek.
Şîa Tartışması. Hilâfet konusunda Hz. Ali'ye muhalefet eden Muâviye ve Amr b. Âs gibi sahâbîlere soğuk yaklaşması onun Şiî olduğu yolunda değerlendirmelere meydan vermiştir. Ancak Hz. Ali'yi Hz. Ebû Bekir ve Ömer'den üstün tutmaması bu iddianın isabetsiz olduğunu gösterir. Feżâʾilü's-sahâbe'sinde Amr b. Âs'ın faziletiyle ilgili bir hadise yer vermesi de mutedil tutumunun göstergesidir.
Vefatı. Talebesi Ebû Saîd İbn Yûnus'un (titiz bir hadis hâfızı) verdiği bilgiye göre Nesâî Zilkade 302'de Mısır'dan ayrıldı, 13 Safer 303 (28 Ağustos 915) tarihinde Filistin'deki Remle'de vefat etti ve Kudüs'te defnedildi.
Alternatif rivayet. İbn Mende'ye göre hayatının son döneminde Mısır'dan Dımaşk'a gitmiş, oradaki bir mescidde Muâviye ile ilgili soruya verdiği cevap üzerine Muâviye taraftarlarınca dövülmüş ve hastalanmıştır. Dârekutnî'ye göre şehid sayılan Nesâî'nin arzusu üzerine Mekke'ye götürülmüş ve Şâban 303'te (Şubat 916) orada vefat ederek Safâ ile Merve arasında bir yere defnedilmiştir.
Şahsiyeti. Humus ve Mısır'da kadılık yapmış, devlet adamlarıyla karşılaşmamaya dikkat etmiş, güzel elbiseler giymiş, ibadete düşkün olmuş, sık sık hacca gitmiş, cihadı hiç ihmal etmemiş ve gün aşırı oruç tutmuştur.
Nesâî'nin eserlerinin önemli bir kısmı es-Sünenü'l-kübrâ'daki bazı bölümlerin müstakil birer kitap halinde yayımlanmasıyla meydana gelmiştir.
1. es-Sünen (el-Müctebâ / es-Sünenü's-suğrâ) — 5.758 hadis ihtiva eden, sünenler arasında en az zayıf hadis içerdiği kabul edilen eseri. Aşağıda detaylı olarak incelenmektedir.
2. es-Sünenü'l-kübrâ — es-Sünen'in de kaynağı olan, 82 kitap ve 11.770 hadis ihtiva eden büyük çalışması. Nesâî bu eserini Remle emîrine takdim etmiş, emîr bütün hadislerin sahih olmadığını öğrenince Nesâî'den sahih hadisleri ayıklamasını istemiş, o da el-Müctebâ'yı meydana getirmiştir. Abdülgaffâr Süleyman el-Bündârî ve Seyyid Kesrevî Hasan neşretmiştir (6 cilt, Beyrut 1411/1991).
3. ʿAmelü'l-yevm ve'l-leyle — Duası makbul bir insan olarak tanınan Abbâsî kumandanı Bedr el-Hamâmî'nin isteğiyle yazılmış; müellif 500 dinarla taltif edilmiştir. Hz. Peygamber'in günlük dua ve zikirlerini içeren türünün ilk örneği; 1.141 (veya 1.149) rivayeti ihtiva eder. Türkçe tercüme: Naim Erdoğan.
4. eḍ-Ḍuʿafâʾ ve'l-metrûkîn — Rivayetleri kabul edilmeyen 706 (veya 675) zayıf râvinin kısa ifadelerle değerlendirildiği yarı alfabetik eser.
5. Kitâbü't-Tefsîr — es-Sünenü'l-kübrâ'nın 82. kitabından ibaret olan tefsir bölümü; Sabrî b. Abdülhâliḳ eş-Şâfiî ve Seyyid el-Celîmî tahkikiyle 2 cilt (Beyrut 1410/1990). Mustafa Meral Çörtü, en-Nesâî ve Tefsîr el-Kurʾan el-Azîm'i adıyla doktora çalışması yapmıştır (Marmara Üniversitesi 1990).
6. Feżâʾilü'l-Ḳurʾân, 7. Feżâʾilü'ṣ-ṣaḥâbe, 8. Ḫaṣâʾiṣu ʿAlî b. Ebî Ṭâlib — Hz. Ali ile ailesinin faziletlerine dair 194 (veya 188) rivayeti ihtiva eden eser; Dımaşk'ta Hz. Ali karşıtlarının çok olduğunu görünce kaleme alınmıştır. Türkçe'ye "Hadislerle Hz. Ali" adıyla Naim Erdoğan tercüme etmiştir.
9-23. Diğer eserleri: Kitâbü'l-Cumʿa (108 hadis), Tehẕîbü Kitâbi'l-İstiʿâẕe, el-İmâme ve'l-cemâʿa, ʿİşretü'n-nisâʾ, Kitâbü'ṭ-Ṭıb li'n-nisâʾ, Kitâbü'n-Nuʿût, el-Cerḥ ve't-taʿdîl, el-Emâlî (47 hadis), el-Künâ, Tesmiyetü fuḳahâʾi'l-emṣâr, Tesmiyetü men lem yervi ʿanhü ġayrü recülin vâḥid, eṭ-Ṭabaḳāt, Tesmiyetü'ş-şüyûḫ (196 hoca).
Kaynaklarda adı geçen diğer eserleri: Muʿcem, et-Temyîz, Müsnedü ḥadîs̱i Mâlik, Müsnedü ḥadîs̱i'z-Zührî, Müsnedü ḥadîs̱i Şuʿbe, Müsnedü ḥadîs̱i Süfyân es̱-S̱evrî, Müsnedü ʿAlî b. Ebî Ṭâlib, Menâsikü'l-ḥac.
Nesâî es-Sünenü'l-kübrâ adını verdiği, 82 kitap ve 11.770 hadisten meydana gelen eserini Remle emîrine takdim etmiş; emîr bu hacimli çalışmadaki bütün hadislerin sahih olmadığını öğrenince Nesâî'den sahih hadisleri ayrı bir kitapta toplamasını istemiştir.
O da es-Sünenü'l-kübrâ'da isnadını tenkit ettiği hadisleri ayıklayarak 51 kitap, 2.538 bab ve 5.758 (veya 5.761) hadisten ibaret ikinci bir çalışma yapmış ve ahkâma dair hadisleri bir araya getirdiği eserine "seçilmiş hadisler" anlamında el-Müctebâ (el-Müctenâ) adını vermiştir.
Ayrıca es-Sünenü's-suğrâ olarak da anılan bu eserde ahkâm hadisleri dışında sadece iman konusundaki rivayetlere yer verilmiştir.
es-Sünen'deki hadislerin seçiminde Buhârî ve Müslim'in metodunu dikkate alan müellif, aynı konudaki hadislerin bir yerde toplanmasına ve çeşitli senedlerle zikredilmesine özen göstermiştir.
Râvi tenkidindeki titizliği ve Buhârî ile Müslim'in güvenilir kabul ettiği bazı râvileri eleştirmesi sebebiyle hadis kabulündeki şartlarının Buhârî ve Müslim'den daha ileri derece olduğu söylenmiş; sünenlerin en az sayıda zayıf hadis ihtiva edeni olduğu için Kütüb-i Sitte sıralamasında Ṣaḥîḥayn'dan sonra üçüncü sırada gelmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Ancak Nesâî'nin hadis münekkitlerinin terkinde ittifak etmedikleri râvilerin rivayetlerini eserine alması, el-Müctebâ'nın Ṣaḥîḥayn ile mukayese edilemeyeceğini göstermektedir. Nesâî'nin kendine has bir sıhhat anlayışı olduğu, rivayetleri ve râvileri buna göre değerlendirdiği görülmektedir.
Dârekutnî'nin değerlendirmesi. Nesâî ile İbn Huzeyme'den hangisinin rivayetini tercih ettiği sorulduğunda Nesâî'nin yaşadığı çağda hadisle meşgul olan herkesten ileride bulunduğunu, ona kimseyi tercih edemeyeceğini ifade etmiş ve es-Sünen'ini "sahih" diye nitelemiştir.
Râvilerin durumu. Kütüb-i Sitte'ye dahil sünenlerin râvileri arasında en son vefat eden Nesâî olduğu için onun en âlî rivayetleri rubâî (dört râvili), en nâzil rivayetleri ise uşârîdir (on râvili).
En önemli râvisi. Talebeleri içinde Nesâî'den çokça faydalandığı için "sâhibü'n-Nesâî" diye anılan İbnü's-Sünnî'dir.
es-Sünen pek çok defa basılmıştır:
• Delhi (1256 taşbaskı; 1281, 1315, 1316, 1325)
• Kanpûr (1265, 1312), Leknev (1869), Bulak (1276)
• Kahire (1312; Süyûtî şerhi ve Sindî hâşiyesiyle Hasan Muhammed el-Mes'ûdî kontrolünde, 1348/1930)
• Bombay (nşr. Abdüssamed Şerefeddin, 1392)
• Beyrut (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde, 9 cilt, 1406-1409; Süyûtî ve Sindî hâşiyeleriyle birlikte, numaralandırılmış, çok yönlü fihristli)
• Riyad (Mevsûʿatü'l-ḥadîs̱i'ş-şerîf el-Kütübü's-Sitte içinde, 2000, s. 2085-2472)
• Liechtenstein (Cem'iyyetü'l-merkezi'l-İslâmî · 52 kitap, 2.538 bab, 5.776 hadis · 2 cilt, 1421/2000)
Türkçe Tercüme. Ahmed Muhtar Büyükçınar, Ahmet Tekin, Ömer Faruk Harman ve Yaşar Erol tarafından Türkçe'ye tercüme edilmiştir (8 cilt, İstanbul 1981).
En eski yazma. 255 (869) tarihli bir yazması Şam'da Dârü'l-kütübi'z-Zâhiriyye'dedir.
1. Zehrü'r-rubâ ʿale'l-Müctebâ — Süyûtî'nin şerhi. Yakın zamana kadar en meşhur ve en çok istifade edilen şerhti. Dimnâtî tarafından ʿArfü Zehri'r-rubâ adıyla ihtisar edilmiştir (Kahire 1299).
2. Ḥâşiye — Muhammed b. Abdülhâdî es-Sindî. Süyûtî'nin şerhinden daha kapsamlıdır. Süyûtî şerhi ve Sindî hâşiyesi es-Sünen ile birlikte Kahire, Kanpûr, Delhi ve Lahor'da pek çok defa basılmıştır.
3. Şürûḳu envâri'l-mineni'l-kübrâ el-ilâhiyye bi-keşfi esrâri's-Süneni'ṣ-ṣuġrâ en-Nesâʾiyye — Muhammed Muhtâr eş-Şinkītî'nin şerhi (3 cilt, Kahire 1410/1989). Râviler hakkında bilgi verir, tahriç yapar, hükümler çıkarır.
4. Ẕaḫîretü'l-ʿuḳbâ fî şerḥi'l-Müctebâ — Muhammed b. Ali b. Âdem el-İtyûbî el-Vellevî'nin Şerḥu Süneni'n-Nesâʾî'si. es-Sünen'in en geniş şerhi; 42 cilt halinde (son iki cildi fihrist) Mekke'de 1428/2007'de basılmıştır.
5. Teysîrü'l-yüsrâ şerḥu'l-Müctebâ mine's-Süneni'l-kübrâ — Abdurrahman b. Ahmed el-Behkelî'nin 4 ciltlik çalışması (San'â).
6. Ravżu'r-rubâ ʿan tercemeti'l-Müctebâ — Vahîdüzzaman Han'ın şerhi (Lahor, Hintçe tercümesiyle).
7. el-Feyżü's-semâʾî ʿalâ Süneni'n-Nesâʾî — Muhammed Zekeriyyâ Kandehlevî'nin takrirleri.
Endülüslü İbnü'n-Ni'me (Ebü'l-Hasan Ali b. Abdullah b. Halef)'in 10 ciltlik el-İmʿân fî şerḥi Süneni'n-Nesâʾî'si vardır; günümüze ulaşıp ulaşmadığı bilinmez.
Sehâvî, Kütüb-i Sitte'nin her birine dair hatim merasimlerinde okunmak üzere eser kaleme almış; es-Sünen hakkındaki çalışmasına Buġyetü'r-râġıbi'l-mütemennî fî ḫatmi'n-Nesâʾî rivâyeti İbni's-Sünnî adını vermiştir.
İbnü'l-Mülakkın, es-Sünen'in Kütüb-i Ḫamse'ye olan zevâidini şerhetmiştir.
Seyyid Kesrevî Hasan, İsʿâdü'r-râʾî bi-efrâd ve zevâʾidi'n-Nesâʾî (2 cilt, Beyrut 1419/1998) ve es-Sünenü'l-kübrâ ile el-Müctebâ'daki mürsel rivayetleri Taḳrîbü'n-nâʾî min merâsîli'n-Nesâʾî adıyla bir araya getirmiştir.
Nâsırüddin el-Elbânî, Ṣaḥîḥu Süneni'n-Nesâʾî (3 cilt, Beyrut 1408/1988) ve Żaʿîfü Süneni'n-Nesâʾî (Beyrut 1410/1990) adıyla iki eser yayımlamıştır.
Ebû İshak el-Huveynî el-Eserî, Beẕlü'l-iḥsân bi-taḳrîbi Süneni'n-Nesâʾî'yi yazmıştır (Kahire 1410).
Muhammed Eymen eş-Şebrâvî, Fihrisü Süneni'n-Nesâʾî adıyla geniş bir fihrist hazırlamıştır (Beyrut 1411/1991).
J. Robson, es-Sünen'in nüshaları üzerine bir makale kaleme almıştır ("The Transmission of Nasa'i's 'Sunan'", JSS, I, 1956, s. 38-59).