İslâm dünyasında fıkıh konularına göre tasnif edilen ilk hadis kitabı. Müslim ve Buhârî öncesi telif edilen bu eser Şâfiî'nin "Allah'ın kitabından sonra en sahih kitap" diye nitelediği, 4 farklı rivayet ile günümüze ulaşan klasik eserdir.
Muvatta diğer hadis kitaplarından farklı olarak kimden nakledildiğine göre farklı rivayetlere sahiptir. Her rivayet kendi seçimi, tertibi ve hadis sayısıyla ayrı bir eser hüviyetindedir. İncelemek istediğin rivayet-baskı kombinasyonunu seç.
93 (712) yılında doğdu. Doğum tarihi konusunda 90-98 (709-717) arasında çeşitli rivayetler mevcuttur. Soy bakımından Araplar'ın Kahtânî koluna mensup olduğundan Asbahî, Ya'murî, Himyerî ve Yemenî nisbeleriyle anılmıştır. Dedesi Mâlik tâbiîn büyüklerinden olup Hz. Ömer ve Hz. Osman'dan rivayette bulunmuş, Halife Osman'ın kefenleyip defneden dört kişiden biridir.
Hocaları. İlk hocası Abdullah b. Yezîd b. Hürmüz'dür; öğrenim hayatının yedi yılını yalnız ona hasretmiştir. Daha sonra Rebîatürre'y'in halkasına katıldı; en çok faydalandığı hocası ise İbn Şihâb ez-Zührî'dir. Bunların yanı sıra Nâfi' (İbn Ömer'in âzatlısı), Ebü'z-Zinâd, Eyyûb es-Sahtiyânî, Yahyâ b. Saîd el-Ensârî ve Hişâm b. Urve gibi âlimlerin meclislerine devam etti. Hocalarının sayısı üç yüzü tâbiîn, altı yüzü tebeu't-tâbiîn olmak üzere dokuz yüz civarındadır.
Talebeleri. Mâlik'ten ders alanların sayısı binleri bulur. Mezhebinin yayılmasında öncülük edenler arasında Abdullah b. Vehb, Abdurrahman b. Kāsım, Eşheb el-Kaysî (Mısır), İbn Ziyâd el-Absî, Esed b. Furât (Kuzey Afrika), Yahyâ b. Yahyâ el-Leysî (Endülüs), İmam Şâfiî, Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî ve Abdurrahman b. Mehdî sayılabilir. Abbâsî halifelerinden Ebû Ca'fer el-Mansûr, Mehdî, Hârûnürreşîd ve Emîn dahi kendisinden hadis dinlemiştir.
Mihne ve Tarafsızlığı. 146 (763) yılında Medine valisi tarafından baskı altında boşamanın geçersizliğine dair hadisi rivayet ettiği için tutuklanıp kırbaçlandı; omzu sakatlandı. Halife Mansûr daha sonra hac sırasında özür diledi. Halifeler eserini çoğaltıp ülkenin her yanına göndermek ve onunla amel ettirmek istediğinde Mâlik bunun doğru olmadığını söyleyerek İslâm beldelerindeki farklı uygulamaların korunmasını savundu.
Şahsiyeti. Uzun boylu, beyaz ve güzel yüzlü, mavi gözlüydü. Vakarlı ve heybetli görünüşü vardı; meclisinde yüksek sesle konuşulmaz ve tartışma yapılmazdı. Resûl-i Ekrem'in adı anıldığında renginin sarardığı, Medine'de Resûlullah'ın vücudunu taşıyan toprağa hürmeten bineğe binmeyip her zaman yürüdüğü nakledilir. Hac ve umre dışında Medine'den hiç ayrılmamış, halifelerin Bağdat davetlerini bile kabul etmemiştir.
Vefatı. 14 Rebîülevvel 179 (7 Haziran 795) tarihinde Medine'de vefat etti. Cenaze namazını Medine valisi kıldırdı; Bakī' Mezarlığı'na defnedildi.
Yüz bin civarında hadis ezberlemekle birlikte titizliği sebebiyle ancak az bir kısmını rivayet etmiştir. Çok hadis rivayet edenleri kınar, "her bildiğini söyleyenlerin insanları sapıtabileceğini" söylerdi. Hadis konusunda "hâfız, hüccet, imam, emîrü'l-mü'minîn fi'l-hadîs" gibi vasıflarla anılmıştır.
En sahih senedler. Buhârî, Mâlik – Nâfi' – İbn Ömer şeklindeki seneddeki hadisleri "silsiletü'z-zeheb" (altın silsile) olarak nitelendirmiştir. Ebû Dâvûd da Mâlik – Zührî – Sâlim – İbn Ömer ile Mâlik – Ebü'z-Zinâd – A'rec – Ebû Hüreyre senedlerini en sahih senedler kabul etmiştir.
Hadis kabul şartları. Râvilerin güvenilir olması yetmez; hadis metninin Kur'an ve Sünnet'in genel kurallarına, Medine halkının uygulamasına (amel-i ehl-i Medîne), maslahata ve sedd-i zerâi' prensibine aykırı olmaması da gerekir. Mâlik dört kişiden ilim alınmayacağını söylerdi: sefâhat ehli, bid'at ehli, hadis uydurmasa bile insanların sözlerine yalan katan kişi, yaşlılığından ne dediğini bilemez hale gelen kişi.
Fıkıh metodu. Sonraki âlimlerin tesbitine göre Mâlik'in usul kaynakları sırasıyla: Kur'an, Sünnet, icmâ-ı ümmet, Medine ehlinin icmâı, kıyas, sahâbe görüşleri, mesâlih-i mürsele, istishâb, örf, sedd-i zerâi' ve istihsan'dır. "İlmin onda dokuzu istihsandır" sözü kendisine nispet edilir.
Amel-i Ehl-i Medîne. Mâlik'in diğer mezhep imamlarından en bariz farkı, Medine halkının yaşayan sünnetini Kur'an'ın inip sünnetin uygulandığı yer olduğu için diğer şehirlerden ayrı bir konumda görüp delil olarak kullanmasıdır. Bu naklî icmâ (amel) mütevâtir sünnet seviyesinde sayıldığından âhâd haber ve kıyasla çelişmesi halinde Medine ehlinin ameli tercih edilir.
Çekingen Fetva Tarzı. Bir mesele üzerine "on küsur yıldan beri düşünmekteyim, henüz kesin bir görüşe varamadım" diyebilen Mâlik fetvada son derece ihtiyatlıydı. Bir defasında 48 sorudan 32'sine "bilmiyorum" diye cevap vermiş, başka bir zaman 40 sorudan yalnız 5'ini cevaplandırmıştır. Görüşlerinin Kur'an ve Sünnet'le karşılaştırılmasını, aksi takdirde terkedilmesini bizzat tavsiye ederdi.
Mâlik'in bilinen en önemli eseri el-Muvaṭṭaʾ'dır. Kādî İyâz, ona nisbet edilen çalışmaların çoğunun şöhret bulmadığını belirtir.
1. el-Muvaṭṭaʾ — Sahih rivayetleri, Medine halkının uygulamasını, sahâbe ve tâbiîn fetvalarını ihtiva eden eser; hadis ve fıkha dair yazılan ilk eser kabul edilir. Aşağıda detaylı olarak incelenmektedir.
2. Risâle fi'l-ḳader ve reddi'l-Ḳaderiyye — İbn Vehb'e kader ve Kaderiyye'nin reddi konusunda yazdığı meşhur risâledir.
3. Risâle ilâ'l-kāḍî ve Risâle ilâ Muḥammed b. Muṭarrif fi'l-fetvâ — Kadılara ve fetva konusuna dair iki risâlesi.
4. Risâle ilâ Hârûnürreşîd — Halifeye âdâb ve mevâize dair gönderdiği uzun risâle. Asbağ b. Ferec ve Kādî İsmâil gibi âlimler bunun Mâlik'e aidiyetini kabul etmemişlerdir; Zehebî de uydurma kabul eder.
5. Tefsîr (rivayet halinde) — Müsned bir tefsiri olduğu, Süyûtî ve Mekkî b. Ebû Tâlib gibi âlimlerin onun tefsirle ilgili rivayetlerini derlediği belirtilir. Çağdaş araştırmacılardan Muhammed b. Rızk b. Tarhûnî ve Hikmet Beşîr Yâsîn, Merviyyâtü'l-İmâm Mâlik fi't-tefsîr adıyla bu rivayetleri toplamışlardır.
6. Kitâb fî maʿrifeti'n-nücûm — Nücûma ve ayın menzillerine dair Abdullah b. Nâfi'in naklettiği eser; teknik anlamda ilm-i nücûma dair olmaktan çok yıldızlar ve ayla ilgili rivayetleri ihtiva ettiği değerlendirilmektedir.
Diğer küçük cüzleri ve bazı rivayetleri de günümüze ulaşmıştır. el-Muvaṭṭaʾ dışındaki bütün eserleri talebeleri tarafından derlenmiştir.
Mâlik, Medineli bazı âlimlerin daha çok fıkha benzeyen "el-Muvaṭṭaʾ" adlı çalışmalarını gördükten sonra Hz. Peygamber'in hadisleri yanında Medine halkının uygulamasını (amel-i ehl-i Medîne) yansıtan sahâbe görüşlerini ve tâbiînin fetvalarını da toplamak üzere bu eseri kaleme aldı.
Ebû Ca'fer el-Mansûr'un teklifiyle telifine başlanan eser 159 (776) yılında tamamlandı; tertibi kitab ve bab sistemiyle tasnif edilen ilk eserdir. Önceleri 10.000 (veya 4.000) hadis ihtiva eden eseri Mâlik her yıl yeniden ele alıp ihtisar ederek bugünkü haline getirmiş; bu çalışma kırk yıl sürmüştür.
Halife Mansûr'un eserin nüshalarını çoğaltıp ülkenin her yanına göndermek istemesini Mâlik İslâm toplumlarına dağılmış sahâbenin farklı uygulamaları rivayet ettiğini belirterek reddetmiş, halifeyi bu düşüncesinden vazgeçirmiştir.
İmam Şâfiî: "Yeryüzünde Allah'ın kitabından sonra en sahih kitap el-Muvaṭṭaʾdır." (henüz Ṣaḥîḥayn'ın tasnif edilmediği bir dönemde söylenmiştir)
Buhârî: Mâlik — Nâfi' — İbn Ömer tarikiyle gelen rivayetlere "silsiletü'z-zeheb" (altın silsile) adını vermiş ve bu seneddeki rivayetlerin tümünün güvenilir kabul edildiğini belirtmiştir.
Zehebî: İbn Hazm'ın Muvatta'yı beşinci sıraya koymasını isabetli bulmamış, Ṣaḥîḥayn'dan hemen sonra Ebû Dâvûd ve Nesâî'nin Sünen'leri ile birlikte zikredilmesi gerektiğini söylemiştir.
Kuzey Afrikalı âlimler Kütüb-i Sitte'nin altıncı kitabı olarak İbn Mâce'nin Sünen'i yerine el-Muvaṭṭaʾ'ı kabul etmiştir.
Mürsel rivayetler. İbn Abdülber, et-Temhîd'de Muvatta'daki mürsel, münkatı' ve mu'dal hadislerin muttasıl senedlerini göstermiş; "beleganî" ve "ʿani's-sika" ifadesiyle rivayet edilen 61 hadisten sadece 4'ünün senedlerini bulamamış, İbnü's-Salâh da kalan bu 4 rivayetin dahi muttasıl olduğunu ortaya koymuştur.
el-Muvaṭṭaʾ 61 kitap (bölüm)tan meydana gelir. Ebû Bekir el-Ebherî'nin tasnifine göre toplam 1.720 rivayet ihtiva eder:
600 müsned + 222 mürsel + 613 mevkuf + 285 maktû = 1.720 rivayet
Eserdeki rivayet sayısı her rivayet nüshasına göre değişir:
• Yahyâ el-Leysî (Abdülbâkī tahkiki) — yaklaşık 1.843 hadis
• Ebû Mus'ab ez-Zührî (Risâle baskısı) — 3.069 rivayet
• Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî (Mektebetü'l-İlmiyye) — 1.008 rivayet
• Yahyâ el-Leysî (A'zamî tahkiki) — 3.675 rivayet
Ebû Mus'ab'ın "en son râvilerinden biri olması" sebebiyle onun rivayetinde diğerlerinin çoğunda bulunmayan yaklaşık 100 hadis daha yer aldığı belirtilmiştir.
Daha çok ahkâm hadislerini toplayan eseri, sırf İmam Mâlik'in fetva ve ictihadlarına yer verdiği için "bir fıkıh kitabı" diye sınıflandıran Ignaz Goldziher ve Carl Brockelmann'ın yaklaşımı doğru görülmemiştir.
Muvatta'yı İmam Mâlik'ten 1000'den fazla kişi rivayet etmiştir. Bunlardan 8-9 tanesi günümüze kadar ulaşmıştır:
1. İbn Ziyâd el-Absî rivayeti — Muhtemelen ilk rivayet. Bir parçası Muhammed eş-Şâzelî tarafından yayımlandı (Tunus 1978; Beyrut 1980).
2. Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî rivayeti — Muvaṭṭaʾü'l-İmâm Muḥammed diye anılır. Yahyâ el-Leysî nüshasından sonra en çok itibar gören rivayettir. (nşr. Abdülvehhâb Abdüllatîf, Kahire 1382/1962, vd.)
3. İbnü'l-Kāsım rivayeti — Ebü'l-Hasan el-Kābisî'nin el-Mülaḫḫaṣ'ı ile birlikte günümüze ulaşmıştır.
4. İbn Vehb rivayeti — el-Muvaṭṭaʾü'l-kebîr diye anılır.
5. Ka'nebî rivayeti — Muvatta rivayetleri arasında en çok hadis ihtiva edenidir.
6. Yahyâ b. Bükeyr el-Mahzûmî rivayeti — İbn Tûmert bu rivayete dayanarak eseri ihtisar etmiştir.
7. Yahyâ b. Yahyâ el-Leysî rivayeti — Mağrib'de, Endülüs'te ve bütün İslâm dünyasındaki en yaygın rivayettir; üzerine en çok şerh yazılmıştır.
8. Süveyd b. Saîd el-Hadesânî rivayeti — (nşr. Abdülmecîd Türkî, Beyrut 1994)
9. Ebû Mus'ab ez-Zührî rivayeti — En son râvilerinden biri olması sebebiyle diğerlerinde bulunmayan 100 kadar fazla hadis ihtiva eder.
Muvatta üzerine yazılan şerhler, hangi rivayeti esas aldıklarına göre ayrılır:
Yahyâ el-Leysî rivayetine şerh yazanlar: İbn Abdülber en-Nemerî (et-Temhîd — 26 cilt; el-İstiẕkâr), Ebü'l-Velîd el-Bâcî (el-Münteḳā, 7 cilt), Ebû Bekir İbnü'l-Arabî (el-Ḳabes ve el-Mesâlik), Süyûtî (Tenvîrü'l-ḥavâlik), Muhammed b. Abdülbâkī ez-Zürkānî (4 cilt), Şah Veliyyullah ed-Dihlevî (el-Müsevvâ, Arapça ve el-Muṣaffâ, Farsça), Muhammed Zekeriyyâ Kandehlevî (Evcezü'l-mesâlik, 15 cilt).
Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî rivayetine şerh yazanlar: Pîrîzâde İbrâhim (Konya Yûsuf Ağa Ktp.), Ali el-Kārî (Şerḥu'l-Muvaṭṭaʾ, Leknev 1297), Kemâhî (el-Müheyyeʾ, Süleymaniye/Râgıb Paşa), Abdülhay el-Leknevî (et-Taʿlîḳu'l-mümecced), Muhammed Tâhir İbn Âşûr (Keşfü'l-muġaṭṭâ).
Ahmed b. Nasr ed-Dâvûdî'nin en-Nâmî (Fas Karaviyyîn Ktp.) en eski şerhlerden biri olup günümüze ulaşmıştır.
el-Muvaṭṭaʾ Türkçe'ye iki defa tercüme edilmiştir:
• 1. tercüme — Ahmet M. Büyükçınar (ve diğerleri): Muvatta Tercümesi (I-II, İstanbul 1982).
• 2. tercüme — Ahmet M. Büyükçınar, Yaşar Erol, Ahmet Arpa, Durak Pusmaz, Abdullah Yücel: Muvatta Tercümesi (I-IV, İstanbul 1984).