Ana SayfaHadisMüsned-i Ahmed
مسند أحمد

Müsned-i Ahmed

İmam Ahmed b. Hanbel eş-Şeybânî · 164–241 h. (780–855 m.)

Müsned türü hadis kitaplarının Ahmed b. Hanbel tarafından tasnif edilen ve günümüze kadar gelen en geniş örneği. 700.000 rivayet arasından seçilerek 904 sahâbînin rivayetlerini ihtiva eder.

Adım 1

Baskıyı Seç

Veriler baskıya göre farklılık gösterir (cilt sayısı, hadis numaralandırması, sayfa düzeni vb.). İncelemek istediğin baskıyı seç.

Aktif
طبعة مؤسسة الرسالة

Müessesetü'r-Risâle

52 cilt (45 Metin + 7 Fihrist)
23.604 sayfa · 27.647 hadis
Şuayb el-Arnaût tahkikiyle
Bu Baskıyı İncele
Yakında
طبعة أحمد شاكر

Ahmed M. Şâkir Baskısı

16 cilt · Kahire 1369–1378 h.
Müellifin vefatıyla yarım kalan tahkikli neşir
Veriler yakında
Yakında
طبعة بيت الأفكار

Beytü'l-efkâr Baskısı

1 cilt · Riyad 1419/1998
Hadisleri numaralı tek ciltlik mevsuk neşir
Veriler yakında
Yazar

İmam Ahmed b. Hanbel

أحمد بن حنبل
Ebû Abdillâh Ahmed b. Muhammed b. Hanbel eş-Şeybânî el-Mervezî (ö. 241/855). Hanbelî mezhebinin imamı, muhaddis ve fakih. el-Müsned adlı eseriyle hadis ilminin en büyük şahsiyetlerinden biri olan, mihne hadisesinde Selef akîdesini savunmak için işkenceye dayanan büyük âlim.
1/3 Hayatı, Şahsiyeti ve Mihne Müellif: M. Yaşar Kandemir

164 (780) yılı Rebîülevvelinde Bağdat'ta doğdu. Ailesi Merv'den Bağdat'a göç etmeden önce annesi ona hamile olduğu için Merv'de doğduğunu söyleyenler de vardır. Babası otuz yaşlarında öldüğünden, Şeybânoğulları'ndan olan annesi Safiyye bint Meymûne'nin himayesinde büyüdü. Kur'ân-ı Kerîm'i ezberledikten ve Bağdatlı âlimlerden bir müddet gramer ve fıkıh okuduktan sonra 795 yılında hadis öğrenmeye başladı.

Hocaları. İlk hocalarından biri tanınmış muhaddis Hüşeym b. Beşîr olup diğer hocaları arasında Süfyân b. Uyeyne, Yahyâ b. Saîd el-Kattân, Abdurrahman b. Mehdî, İmam Şâfiî ve Abdürrezzâk b. Hemmâm gibi âlimler bulunmaktadır. En çok hadis yazdığı hocası Vekî' b. Cerrâh'tır. İmam Şâfiî'den ise fıkıh ve usûl-i fıkıh öğrenmiştir. el-Müsned'deki rivayetlerine göre hocalarının sayısı 280 kadardır.

Talebeleri. Tanınmış talebeleri arasında Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî, akranlarından Yahyâ b. Maîn ile Ali b. Medînî, Ebû Zür'a er-Râzî, Ebû Hâtim er-Râzî, iki oğlu Sâlih ve Abdullah bulunmaktadır. Hocaları İmam Şâfiî, Abdürrezzâk ve Abdurrahman b. Mehdî de kendisinden hadis dinlemişlerdir.

Seyahatleri. Ahmed b. Hanbel Bağdatlı muhaddislerden faydalandıktan sonra hadis tahsilini tamamlamak üzere önce Kûfe'ye (799), ardından dört defa Basra'ya (802-816 yılları arasında), ayrıca Mekke, Medine, Dımaşk, Halep ve Cezîre'ye seyahatler yaptı. Bunların en uzunu ve en yorucusu, Abdürrezzâk b. Hemmâm'dan istifade etmek üzere ve yeterli parası olmadığı için kervancıların yanında deve bakıcılığı yapmak suretiyle 198 (813-14) yılında gerçekleştirdiği Yemen yolculuğudur. İkisi (veya üçü) yaya olmak üzere beş defa hacca gitti. Kırk yaşına kadar devam eden talebelik hayatından sonra hadis okutmaya başladı. Çok zaman 5000 kadar hadis talebesi onu dinlemek üzere çevresinde toplanırdı.

Mihne Hadisesi. Abbâsî Halifesi Me'mûn (813-833), hilâfetinin son yıllarında Mu'tezile mezhebi ileri gelenlerinin tesiriyle, devrin tanınmış âlimlerini Kur'an'ın mahlûk olduğu görüşünü kabul etmeye çağırdı. Ahmed b. Hanbel bu görüşü benimsemediğini açıkça belirttikten sonra kanaatinde ısrar etti ve hapse atıldı. Halifenin ölüm haberi üzerine Bağdat'a getirildi. Yeni halife Mu'tasım-Billâh (833-842) onun âyet ve hadis dışında ileri sürülen delillere iltifat etmediğini ve kanaatinden vazgeçmediğini görünce işkenceye tâbi tutulmasını emretti. Şiddetli kamçı darbeleri altında inlediği halde orucunu dahi bozmadı.

Ahmed b. Hanbel iki yıl dört ay süren bu hapis ve işkence hayatından sonra serbest bırakıldı. Vâsiḳ-Billâh döneminde (842-847) beş yıl boyunca oğulları dışında kimseye hadis rivayet edemedi; cuma namazlarına bile gidemedi. Mütevekkil devrinde (847-861) halku'l-Kur'ân meselesi sona ermekle beraber halifenin ihsanlarını ailesine bağlanan maaş dahil çoğunlukla reddetti.

Şahsiyeti. Orta boylu, koyu esmer tenli ve güzel yüzlü olan Ahmed b. Hanbel son derece mütevazi idi; bir imtihan saydığı şöhretten çok rahatsız olurdu. Babasından kalan dokuma tezgâhının kirasından aldığı para geçimine yetmediği için bazan ücretle kitap istinsah eder, bazan uçkur dokur, bazan da karısının dokuduğu kumaşı satardı. Yakınlarının söylediğine göre, evinde yiyip içecek bir şey bulunmadığı zaman üzülecek yerde sevinir, ekmek kırıntılarını ıslatarak üzerine tuz döküp yerdi. Oğlu Abdullah, mihne olayından önce onun günde 300 rekât namaz kıldığını söyler.

Bişr el-Hâfî onun atıldığı ateşten has altın olarak çıktığını söylemiştir. Ali b. Medînî ise, "Allah bu dini ridde günü Ebû Bekir ile, mihne günü de Ahmed b. Hanbel ile yüceltmiştir" demiştir. İmam Şâfiî, Bağdat'ta Ahmed b. Hanbel'den daha faziletli, müttaki, âlim ve fakih bir kimse görmediğini ifade etmiştir.

Vefatı. Ahmed b. Hanbel 12 Rebîülevvel 241 Çarşamba günü (31 Temmuz 855) Bağdat'ta vefat etti. Halifenin yaptırdığı tahminlere göre, cenazesinde altmış bini kadın olmak üzere 800 bin (veya bir milyon) kişi bulundu.

2/3 Fıkıh İlmindeki Yeri Müellif: Hayreddin Karaman

Ahmed b. Hanbel'in hadis ilmindeki yüksek seviyesi herkes tarafından kabul edildiği halde fakih olup olmadığı birkaç asır boyunca tartışma konusu olmuştur. Onu fakihler arasında zikretmeyen âlimler arasında İbn Kuteybe, İbn Cerîr et-Taberî, Tahâvî, Debûsî, İbn Abdülber, Gazzâlî yer alır.

Bu davranışın iki sebebi vardır: (1) Bizzat Ahmed b. Hanbel'in bir fakih olarak değil muhaddis olarak bilinmesi için sarfettiği gayret; (2) kendisininki de dahil olmak üzere re'yin ve fıkhın yazılmaması konusunda gösterdiği aşırı titizlik. Buna bizzat kaleme aldığı önemli bir fıkıh eserinin bulunmayışı eklenince, ilk fıkıh tarihi yazarları haklı olarak ona fakihler arasında yer vermemişlerdir.

Buna karşılık onu dört mezhep imamından biri yapan tarihî sebepler vardır:

1. Sayıları az da olsa kendisine nisbet edilen fıkıh kitapları mevcuttur (Kitâbü'ṣ-Ṣalât bunların en meşhurudur). 2. Oğulları ve öğrencilerinin ondan rivayet ettikleri "mesâil" (fıkıh problemlerine ait çözümler) onlarca cilde ulaşmaktadır. 3. İmam Ebû Yûsuf, İbn Uyeyne ve İmam Şâfiî'den fıkıh dersleri almış; Şâfiî onun için, "Bağdat'tan ayrıldığımda arkamda Ahmed b. Hanbel'den daha fakih birini bırakmadım" demiştir. 4. Hayatının sonlarına doğru kendisinden fıkıh mesâilinin nakledilmesine ve bunların yazılmasına izin vermiştir. 5. Dört büyük fıkıh mezhebinden birisi ona nisbet edilmiştir.

Re'y mi, hadis mi? Re'yi kıyas ve istidlâl mânasında alanlar, Zâhirî olmayanların tamamını re'yciler içinde zikretmişlerdir. Haber-i vâhid ve sahâbe kavli karşısında kıyası kullananları re'yci telakki edenler ise Ahmed b. Hanbel'i ehl-i hadîs kategorisine sokmuşlardır. Bu mânada re'yci olmadığı kesinlik kazanmakla beraber, hadisleri hadiselere uygularken re'yi kullandığında şüphe yoktur.

Fıkhının kaynakları. İbn Kayyim el-Cevziyye'nin verdiği usul hulâsasına göre Ahmed b. Hanbel'in hüküm kaynakları sırasıyla şunlardır:

(1) Muteber (sahih) naslar — Kitap ve Sünnet'teki ilgili metinler. Bunlar bulununca hiçbir re'y, uygulama, kıyas, sahâbe kavli veya icmâ tercih edilmez.

(2) Sahâbe kavli — Bir sahâbî bir konuda hüküm açıklamış, diğerlerinin aksi görüşü bilinmiyorsa, bu kavle hiçbir re'y, kıyas ve uygulama tercih edilemez. Birden fazla sahâbenin çatışan görüşü varsa Kitap ve Sünnet'e en uygun olanı tercih edilir.

(3) Zayıf ve mürsel hadis — Ahmed b. Hanbel'in zayıf hadisten maksadı, daha sonraları "hasen" ismiyle anılan ve uydurma olması ihtimal dahilinde bulunmayan hadis çeşididir. Ona göre böyle bir hadise bile kıyas tercih edilemez.

(4) Kıyas — Hallâl'in naklettiği "Kıyas ancak zaruret halinde kullanılır" sözü, "Daha önce zikredilen delillerin bulunmaması halinde kullanılır" şeklinde anlaşılmıştır.

Bunlara ek olarak Ahmed b. Hanbel istishâb, istihsan, mesâlih ve sedd-i zerîa delillerini de kullanmıştır. Naslarla çelişmediği müddetçe maslahatı değerlendiren, faydalıyı elde etme yolunu açan tasarruflara meşruiyet tanımış; bu prensibi ile de fıkhına hayatiyet sağlamıştır. Sedd-i zerîa prensibini geliştirerek dışa vuran söz ve davranışlar yanında kişilerin maksatlarını ve hukukî tasarrufların sonuçlarını göz önüne almıştır; bu sebeple Hanbelî mezhebinde en geniş akid ve şart hürriyeti ortaya çıkmıştır.

3/3 Akaide Dair Görüşleri Müellif: Yusuf Şevki Yavuz

Ahmed b. Hanbel, ünlü bir muhaddis ve fakih olmakla birlikte aynı zamanda akaid problemleriyle yakından ilgilenerek Selef akîdesini savunan ve Ehl-i sünnet inancının yerleşmesine tesir eden bir akaid âlimidir. Naslara sımsıkı bağlı olduğu, bu sebeple kelâm metodunun kullanılmasına karşı çıktığı kabul edilse de, itikadî konuları Mu'tezile mensuplarıyla münakaşa ederken kelâmî sayılabilecek deliller kullandığı bilinmektedir.

1. İlâhî Sıfatlar. Allah'ın ilim, hayat, irade, kudret, kelâm, sem' ve basar sıfatları vardır ve bütün sıfatları ezelî ve kadîmdir. Sıfatların kadîm oluşu tevhid inancıyla çelişmez, çünkü sıfatlar zâtın aynı olmadığı gibi gayrı da değildir. Naslarda belirtilen sıfatlarla nitelendirmek teşbihi gerektirmez; teşbih ve aşırı tenzihten kurtulmanın yolu, naslarda bildirilen sıfatları kabul edip mahiyet ve keyfiyet itibariyle yaratıkların sıfatlarından farklı olduğuna inanmaktır.

Bazı haberî sıfatları te'vil etmiştir: "İstivâ"nın mânası Allah'ın arşın üstüne yükselmesi, "nüzûl" ise ilâhî rahmetinin inmesi demektir. Buna karşın yed, vech, nefs, gazap ve rızâ'nın Allah'ın zâtına mahsus sıfatlar olduğunu ve bunlara mecazi mânalar vermenin yanlış olacağını savunur.

2. Halku'l-Kur'ân. Buhârî gibi otoritelerin de teyit ettiği üzere Ahmed b. Hanbel'in bu konudaki son kanaati şudur: "Kur'an Allah kelâmı olup mahlûk değildir; kulların (Kur'an'ı okuma ve yazma) fiilleri ve bunların sonucu olan ses ve yazılar ise mahlûktur." Oğlu Abdullah'ın rivayetine göre Mu'tezile'nin "Kur'an mahlûktur" iddiasıyla ortaya çıkmasından önce o da diğer Sünnî âlimler gibi sadece "Kur'an'ın Allah kelâmı olduğu"na inanmaktaydı; tartışma alanı açılınca muhalefet için ifadesini "mahlûk değildir" şeklinde kesinleştirdi.

3. Rü'yetullah. Allah âhirette müminler tarafından görülecektir. "Rablerine bakan yüzler" (Kıyâme 75/23) âyeti bunun delilidir. Gözlerin Allah'ı idrak edemeyeceğini bildiren âyet (En'âm 6/103) ise dünyada görmeye dairdir.

4. Nübüvvet ve Âhiret. Bütün peygamberler hata ve günah işlemekten korunmuştur. Hz. Muhammed peygamberlerin en üstünüdür. Mûcize peygamberlerin nübüvvetini ispat eder; velînin keramet göstermesi mümkündür, fakat hârikulâde olay velîliği ispatlamaz. Cennet ve cehennem şu anda mevcuttur ve ebediyen devam edecektir; Cehmiyye'nin yok olacağı iddiası geçersizdir.

5. İman ve Günah. İman kalp ile tasdik, dil ile ikrar ve uzuvlar ile ameldir; iyi amelle artar, kötü amelle eksilir. Amel imandan bir cüzdür ancak imanı olduğu halde itaati terkeden kimse kâfir sayılmaz; "imanı eksik mümin" sayılır. İmanda istisna câizdir ("inşallah müminim"). Küçük veya büyük günah işleyen müslüman dinden çıkmış olmaz; tövbe etmeden ölenin durumu ilâhî iradeye kalır.

6. İmâmet. Müslümanların din ve dünya işlerini yürütecek bir imam (halife) seçmeleri gerekir. İmâmetin Kureyş'e ait ve seçim yollarından biriyle belirlenmesi gerekli olmakla birlikte, onu zorla elde eden kişi fitneye sebep olmamak için meşrû halife kabul edilir; bu sebeple Muâviye de meşrû halifedir. Hulefâ-yi Râşidîn'in fazilet dereceleri imâmet sırasına göredir.

Etkisi. Ahmed b. Hanbel akaidde Selefiyye'ye öncülük etmiş ve bu mezhebin imamı sayılmıştır. Ebû Saîd ed-Dârimî, İbn Huzeyme, Beyhakī, Ebû Ya'lâ el-Ferrâ, İbn Teymiyye, İbn Kayyim onun görüşlerini benimseyen meşhur âlimlerdendir. Bizzat Eş'arî, kendi üzerindeki tesirini eserlerinde açıkça ifade etmektedir.

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi  ·  Müellifler: M. Yaşar Kandemir, Hayreddin Karaman, Yusuf Şevki Yavuz
Eser

el-Müsned

المسند
Müsned türü hadis kitaplarının Ahmed b. Hanbel tarafından tasnif edilen ve günümüze kadar gelen en geniş örneği. 200-228 (815-843) yılları arasında 700.000 hadis arasından seçilerek meydana getirilen eser 904 kadar sahâbînin rivayetlerini ihtiva etmektedir.
Telifi ve Rivayeti

Ahmed b. Hanbel el-Müsned'i 200-228 (815-843) yılları arasında, yani Abdürrezzâk b. Hemmâm'dan dönüşünden (36 yaşında) itibaren tertip etmiştir. Kitabı 700.000 (veya bir milyon) rivayet arasından seçerek meydana getirmiştir.

Eser, günümüze İbn Hanbel'in oğlu Abdullah b. Ahmed ve onun talebesi Ebû Bekir Ahmed b. Ca'fer el-Katîî'nin rivayetiyle gelmiştir. Keccî ve İbrâhim el-Harbî gibi âlimlerden ilim tahsil eden Katîî, Dârekutnî ve Hâkim en-Nîsâbûrî gibi muhaddislere hocalık yapan ve "Müsnidü'l-Irâk" diye tanınan bir hadis âlimi olup Ahmed b. Hanbel'in Kitâbü'z-Zühd ve Kitâbü Feżâʾili'ṣ-ṣaḥâbe adlı eserlerinin de râvisidir.

İbn Hanbel, iki yıl dört ay süren ağır hapis ve işkence döneminden sonra evinde beş yıl göz hapsinde tutulduğu, vefatından önceki on üç yıl boyunca iki oğlu Abdullah ile Sâlih ve yeğeni Hanbel b. İshak dışında kimseye hadis rivayet edemediği için el-Müsned'in tamamı sadece bu üç râvi tarafından rivayet edilmiştir.

Tertibi

Kitapta İslâm'a giriş tarihleri esas alınmak üzere müsnedler şu sırayla dizilmiştir:

1. Aşere-i mübeşşere (Cennetle müjdelenen on sahâbî)
2. Ehl-i beyt ve Hâşimoğulları
3. Mekkeli sahâbîler
4. Medineli sahâbîler
5. Kûfeli sahâbîler
6. Basralı sahâbîler
7. Suriyeli sahâbîler
8. Eserin sonunda ümmehâtü'l-mü'minîn ile diğer kadın sahâbîlerin rivayetleri

Bu tertip, kitap bablarına (fıkıh konularına) göre değil sahâbe râvilerine göre yapılmış bir dizilimdir; bu yüzden esere "müsned" denmiştir. Sonraki dönemlerde eseri fıkıh bablarına göre yeniden tertip eden çalışmalar (Ali b. Hüseyin b. Urve, İbn Züreyḳ, Sââtî gibi) yapılmıştır.

Hadis Sayısı

Eski kaynaklarda eserin sahâbe sözleriyle birlikte 40.000'e yakın rivayet ihtiva ettiği söylenmektedir. Hadisleri numaralanarak yapılan modern baskılarda hadis sayısı aşağıdaki gibidir:

Şuayb el-Arnaût neşri: 27.647 hadis
Hamza Ahmed ez-Zeyn neşri: 27.519 hadis
Abdullah Muhammed ed-Dervîş neşri: 27.718 hadis
Beytü'l-efkâri'd-düveliyye tek ciltlik neşri: 28.199 hadis

Bu rakam farklarının başlıca sebebi, mükerrer rivayetlerin sayım usulü ile bazı eklemelerin ayrı numara alıp almamasıdır. Müellif el-Müsned'in 30.000 kadar hadisi içerdiğini söylemekteyse de, oğlu Abdullah ile Katîî'nin yaptığı ilâvelerle birlikte sayının daha yükseğe çıktığı anlaşılmaktadır.

Şartları

Müellif el-Müsned'e öncelikle adâlet ve zabt sahibi râvilerin rivayetlerini, bu tür rivayetlere ters düşmemekle beraber zabtı nisbeten zayıf olan râvilerin rivayetlerini de almıştır. Eserinde pek çok sahih hadis bulunduğuna dikkat çekmek için onu "Resûlullah'ın sünnetinde ihtilâf edildiği zaman başvurulmak üzere" kaleme aldığını, onda bulunmayan rivayetlerin delil olmayacağını söylemiştir.

Ancak Ṣaḥîḥayn ile bazı sünenlerde olup el-Müsned'de yer almayan, el-Müsned'de olup da diğerlerinde bulunmayan sahih rivayetler de mevcuttur.

İbn Hanbel, yalancı olduğu bilinen kimselerden hadis rivayet etmemeyi prensip edinmiş; doğru sözlülüğü ve dindarlığı ile bilinen râvilerin rivayetlerini kabul etmekte bir mahzur görmemiştir. Uzun hapis hayatı sebebiyle kitabını düzenleyip temize çekmeye fırsat bulamamış, eserdeki mükerrerleri ve bazı zayıf rivayetleri önleyememiştir. Vefatından bir müddet önce oğlu Abdullah'tan el-Müsned'deki zayıf bir hadisi çıkarmasını istemesi, eserini şartlarına uymayan rivayetlerden tamamen ayıklayamadığı kanaatini uyandırmaktadır.

Zehebî, el-Müsned'de delil olarak kullanılamayacak kadar zayıf rivayetlerin pek az, mevzû olduğu intibaını uyandıranların ise çok nâdir bulunduğunu söyler.

Abdullah ve Katîî İlâveleri

Abdullah'ın ilâveleri. el-Müsned'de Abdullah b. Ahmed'in babasından okumadığı halde ondan "vicâde" yoluyla elde ederek esere ilâve ettiği rivayetler bulunmaktadır. Abdullah'ın, babasının yarım bıraktığı işi tamamlamak için sayfalar halinde derlenen el-Müsned'i sıraya koyarken ve babası dışındaki hocalarından duyduğu bazı hadisleri esere eklerken bazı hatalar yapmış olması mümkündür. Bu ilâveler eserde "haddesenâ Abdullah" şeklinde geçmekte ve "Zevâidü Abdillâh" diye anılmaktadır.

Katîî'nin ilâveleri. Ahmed b. Hanbel'in el-Müsned'de Abdullah b. Ahmed kanalıyla rivayet edilen kısımlara, Abdullah'ın talebesi Ebû Bekir el-Katîî'nin eklediği rivayetler vardır.

Sıhhati tartışmalı olan bu ilâve hadislerin sayısı 10.000 kadar tahmin edilmektedir. el-Müsned denince akla ilk gelen eser Ahmed b. Hanbel'in bu çalışmasıdır; ancak bazı muhaddislerin "mevzû" dediği az sayıdaki çok zayıf rivayetin, asıl müelliften değil bu sonraki müdahalelerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Tenkitler ve Müdafaaları

İbnü'l-Cevzî el-Müsned'de on beş mevzû hadis bulunduğunu söylemiş, Zeynüddin el-Irâkī ise dokuz hadisin mevzû olduğuna dair el-Kelâm ʿale'l-eḥâdîs̱i'lletî tüküllime fîhâ bi'l-vażʿ ve hiye fî Müsnedi'l-İmâm Aḥmed adlı çalışmayı kaleme almıştır.

Bu iddianın doğru olmadığını göstermek ve eseri savunmak üzere İbn Hacer el-Askalânî el-Ḳavlü'l-müsedded fi'ẕ-ẕebbi ʿan Müsnedi Aḥmed adlı eserini kaleme almıştır. Aynı konuda Nâsırüddin el-Elbânî'nin eẕ-Ẕebbü'l-Aḥmed ʿan Müsnedi'l-İmâm Aḥmed (Beyrut 1999) adlı çalışması bulunmaktadır.

Ayrıca İbn Hanbel'in başka eserlerinden farklı olarak el-Müsned'i kendisinin tamamen düzenleyip temize çekemediği göz önüne alındığında, ondaki sıhhati tartışmalı rivayetlerin büyük ölçüde Abdullah ve Katîî ilâvelerinden kaynaklandığı görülmektedir.

Baskıları

İlk baskı. el-Müsned'in Bombay'da başlayan ilk baskısının (1308) yarım kaldığı anlaşılmaktadır.

Kahire 1313. Kenarında Müttakī el-Hindî'nin Münteḫabü Kenzi'l-ʿummâl'iyle birlikte Kahire'de altı cilt olarak yapılan neşir (1313 → 1389/1969) uzun yıllar ellerde dolaşmıştır.

Ahmed Muhammed Şâkir eseri yer yer şerhederek vefatından önce üçte birini 16 cilt halinde yayımlamış (Kahire 1369-1378/1949-1958), her cildin sonunda o ciltteki hadislerin konularına göre fihristlerini vermiştir.

Hamza Ahmed ez-Zeyn, Şâkir'in yarım bıraktığı çalışmayı tamamlamak istemiş, hadisleri şerhetmeden senedlerinin sahih, hasen veya zayıf olduğunu göstermiş ve eseri 20 cilt halinde neşretmiştir (1416/1995).

Abdullah Muhammed ed-Dervîş merfû hadisleri harekeleyip eseri 10 cilt olarak yayımlamıştır (Beyrut 1411/1991).

Şuayb el-Arnaût, çeşitli araştırmacılarla beraber eseri 50 cilt halinde (5 cildi fihrist) Müessesetü'r-Risâle'de neşretmiştir (Beyrut 1416-1421/1995-2001). Bilgenin Yolu'nda incelenen baskı budur.

Beytü'l-efkâri'd-düveliyye'de hadisler numaralanmak suretiyle el-Müsned tek cilt halinde basılmıştır (Riyad 1419/1998).

Şerhleri ve Üzerinde Yapılan Çalışmalar

Şerhleri. Eseri İbnü'l-Cezerî el-Mesnedü'l-aḥmed fîmâ yeteʿallaḳu bi-Müsnedi Aḥmed adıyla şerhetmiştir.

Üç râvili (sülâsî) hadisleri. Bilindiği kadarıyla bu türdeki ilk derlemeyi Muhibbüddin İsmâil b. Ömer el-Makdisî (ö. 613/1216) yapmış; Seffârînî, Ziyâeddin el-Makdisî'nin çalışmasını Şerḥu S̱ülâs̱iyyâti Müsnedi'l-İmâm Aḥmed adıyla şerhetmiştir. Eşref b. Abdürrahîm de el-Müsned'deki 331 sülâsî hadisi bir araya getirip tahkik etmiştir.

Zevâidleri. Nûreddin el-Heysemî, el-Müsned'de bulunup da Kütüb-i Sitte'de yer almayan hadisleri Ġāyetü'l-maḳṣad fî zevâʾidi Aḥmed (Müsned) adlı kitabında bablara göre sıralamıştır.

Fıkıh bablarına göre tertip. Ahmed b. Abdurrahman es-Sââtî, el-Fetḥu'r-rabbânî adlı eserinde sadece sahâbî râvileri zikrederek el-Müsned'in hadislerini fıkıh konularına göre sıralamış, hadislerin senedlerini zikredip metinlerini kısaca şerhetmiş, rivayetlerin geçtiği diğer kaynakları göstermiş ve bu notlarına Bulûġu'l-emânî min esrâri'l-Fetḥi'r-rabbânî adını vermiştir (24 cilt, Beyrut). Daha önce Ali b. Hüseyin b. Urve (İbn Züknûn) el-Kevâkibü'd-derârî fî tertîbi Müsnedi'l-İmâm Aḥmed ʿalâ ebvâbi'l-Buḫârî adıyla 120 ciltlik bir şerh yazmıştır.

Sahâbî râvileri. Ebü'l-Kāsım İbn Asâkir, el-Müsned'de rivayetleri bulunan sahâbîleri Tertîbü esmâʾi'ṣ-ṣaḥâbe elleẕîne aḫrece ḥadîs̱ehüm Aḥmed b. Ḥanbel fi'l-Müsned adıyla alfabetik olarak sıralamış ve rivayetlerinin eserin hangi bölümünde yer aldığını göstermiştir.

Râvileri. Ebü'l-Mehâsin el-Hüseynî'nin el-İkmâl fî ẕikri men lehû rivâye fî Müsnedi'l-İmâm Aḥmed'i ile İbn Hacer el-Askalânî'nin et-Taʿrîfü'l-ecved bi-evhâmi men cemaʿa min ricâli'l-Müsned adlı eseri ravileri üzerine yapılmış başlıca çalışmalardandır.

Etrâf. İbn Hacer el-Askalânî'nin İṭrâfü'l-müsnidi'l-muʿtelî bi-Eṭrâfi'l-Müsnedi'l-Ḥanbelî adlı eseri önemlidir.

Garîb kelimeler. Gulâmu Sa'leb'in Kitâbü Ġarîbi'l-ḥadîs̱ maʿa şürûḥ ʿalâ Müsnedi İbn Ḥanbel adlı bir eser kaleme aldığı, Süyûtî'nin ʿUḳūdü'z-zeberced ʿalâ Müsnedi'l-İmâm Aḥmed adlı eserinde el-Müsned'deki bazı hadislerin i'rabını yaptığı bilinmektedir.

Fihristler. M. Nâsırüddin el-Elbânî (Kahire 1313 neşrini esas alarak), Muhammed Saîd b. Besyûnî Zağlûl, Hamdî Abdülmecîd es-Selefî (Mürşidü'l-muḥtâr) ve Sıdkī Muhammed Cemîl el-Attâr (Fehârisü Müsnedi'l-İmâm Aḥmed) tarafından hazırlanmış fihristler bulunmaktadır.

Ahmed b. Hanbel'in Diğer Eserleri

Ahmed b. Hanbel, el-Müsned dışında kendisine nisbet edilen kitapların hiçbirini bizzat kaleme almamış, hatta kendi söz ve fetvalarının yazılmasına izin vermemiştir. Eserleri, başta oğlu Abdullah olmak üzere talebeleri tarafından ve ölümünden sonra derlenmiştir. Hadise ve akaide dair başlıcaları şunlardır:

1. Kitâbü's-Sünne (İʿtiḳādü Ehli's-sünne) — Cehmiyye, Mürcie, Kaderiyye, halku'l-Kur'ân, kader, melâike, rü'yetullah ve âhirete dair görüşlerinin oğlu Abdullah tarafından derlenmiş eseri.

2. Kitâbü'z-Zühd — Hz. Muhammed ve diğer peygamberlerin, Hulefâ-yi Râşidîn ile sahâbe-tâbiîn büyüklerinin zühdüne dair rivayetler.

3. Kitâbü'l-Veraʿ — Talebesi Ebû Bekir el-Merrûzî'nin sorduğu fetvalar ile zühd ve takvâya dair 100 mesele.

4. Kitâbü'l-ʿİlel ve maʿrifeti'r-ricâl — Hadis râvileri hakkındaki tenkit ve görüşlerinin oğlu Abdullah tarafından derlenmesi (nşr. Talât Koçyiğit – İsmail Cerrahoğlu).

5. Kitâbü Feżâʾili'ṣ-ṣaḥâbe — Ashâb-ı kirâmın faziletlerine dair hadisler.

6. el-Mesâʾil — Fıkıh, akaid ve ahlâka dair sorulara verdiği cevaplar; başta Ebû Dâvûd, oğlu Abdullah, Kevsec ve Merrûzî olmak üzere çeşitli talebeleri tarafından derlenmiştir.

7. Kitâbü'ṣ-Ṣalât (Risâletü'ṣ-Ṣalât) — Namaz konusunda Müsedded b. Müserhed'e yazdığı mektup ile birlikte.

8. Kitâbü'l-Eşribe — Haram olan içkilere dair hadis ve sahâbe-tâbiîn sözleri.

9. er-Red ʿale'z-zenâdıḳa ve'l-Cehmiyye — Sahasında yazılanların ilki olması ve Selef akîdesini aktarması bakımından önemlidir. Kıvâmüddin Burslan'ın kısmî tercümesi yanında çeşitli neşirleri vardır.

10. el-ʿAḳīde — On kadar talebesinin naklettiği akaid metni; İbn Ebû Ya'lâ'nın Ṭabaḳātü'l-Ḥanâbile'sinde de kayıtlıdır.

Bunların yanında Kitâbü Feżâʾili ʿAlî, Kitâbü'l-Vuḳūf ve'l-veṣâyâ, Bâbü aḥkâmi'n-nisâʾ, Kitâbü't-Tereccül, Kitâbü Ehli'l-milel, Kitâbü'l-İrcâʾ, Kitâbü'l-Îmân gibi eserler de günümüze ulaşmıştır. Talebesi Ebû Bekir el-Hallâl'in derlediği Kitâbü'l-ʿİlm, Kitâbü'l-ʿİlel, Kitâbü's-Sünne ve Kitâbü'l-Câmiʿ de dolaylı olarak ona ait kabul edilebilir.

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi  ·  Müellif: M. Yaşar Kandemir